YALÇIN & AKSUHUKUK BÜROSU Hukuki Yazılar
TREN

Aile Hukuku

Velayetin Değiştirilmesi Davası: Hangi Durumlarda Açılır, Nasıl İspatlanır?

KISA CEVAP

Boşanmada belirlenen velayet, sonradan ortaya çıkan yeni durumlar çocuğun yararına bir değişikliği gerektiriyorsa değiştirilebilir. Velayet kendisinde olmayan anne veya baba aile mahkemesinden velayetin kendisine verilmesini isteyebilir; hâkim de gerekli önlemleri kendiliğinden alabilir (TMK m. 183 [1]). Velayet sahibinin yeniden evlenmesi tek başına yeterli değildir (TMK m. 349). Velayet sahibinin mahkemenin düzenlediği kişisel ilişkiyi engellemesi ise, çocuğun menfaatine aykırı olmamak kaydıyla velayetin değiştirilmesine yol açabilir (TMK m. 324/3). İddialar tanık, resmî kayıt ve belgelerle desteklenir; mahkeme ayrıca uzman raporu alır ve idrak çağındaki çocuğun görüşünü dinler. Sonucu belirleyen, ebeveynlerden hangisinin haklı olduğu değil, çocuğun üstün yararıdır.

1. Velayetin değiştirilmesi davası nedir?

Velayet, ergin olmayan çocuğun bakımı, eğitimi ve korunması konusunda anne ve babanın hak ve yükümlülükleridir; çocuğun temsili de buna dahildir. Boşanmada velayet, çocuğun kendisine bırakıldığı ebeveyne aittir (TMK m. 336 [1]).

Bu düzenleme değişmez değildir. Kanuna göre anne veya babanın başkasıyla evlenmesi, başka bir yere gitmesi veya ölmesi gibi yeni olgular zorunlu kılarsa hâkim, kendiliğinden ya da anne veya babadan birinin istemi üzerine gerekli önlemleri alır (TMK m. 183). Anlaşmalı boşanma protokolüyle belirlenen velayet için de aynı kural uygulanır; çünkü protokoldeki düzenleme ancak hâkimin onayıyla geçerlilik kazanır (TMK m. 184 [1]).

Kanun, velayetin bir ebeveynden alınarak diğerine verilmesini çekişmesiz yargı işleri arasında sayar (HMK m. 382/2-b-13 [2]). Çekişmesiz yargı, kanunun özel olarak saydığı bazı işlerin kendine özgü usul kurallarıyla görüldüğü yargılama türüdür. Bu nitelendirme yetkili mahkemeyi, delillerin toplanmasını ve kanun yolunu doğrudan etkiler; aşağıda ayrıca ele alınmıştır.

Velayetin değiştirilmesi, benzer iki talepten farklıdır:

TalepSonucuDayanak
Velayetin değiştirilmesiVelayet diğer ebeveyne geçerTMK m. 183, 324/3, 349
Velayetin kaldırılmasıVelayet ebeveynden alınır; her ikisinden alınırsa çocuğa vasi atanırTMK m. 348
Kişisel ilişkinin yeniden düzenlenmesiVelayet aynı kalır; görüşme günleri veya şekli değişirTMK m. 323, 324

Uygulamada bu talepler birlikte ve kademeli olarak da ileri sürülür: “Velayet değiştirilmezse kişisel ilişki artırılsın” gibi. Yargıtay'ın incelediği bir dosyada ilk derece mahkemesi velayet değişikliği talebini reddetmiş, kademeli talep olarak ileri sürülen kişisel ilişkinin artırılmasını kabul etmiştir (Yargıtay 2. HD, E. 2024/3656, K. 2024/7227 [3]).

2. Hangi durumlarda velayetin değiştirilmesi istenebilir?

Ana kural iki şarttan oluşur: Velayet kararından sonra yeni bir olgu ortaya çıkmış olmalı ve bu olgu karşısında velayetin değiştirilmesi çocuğun üstün yararına olmalıdır. Kanun bir sebep listesi saymaz; TMK m. 183'teki örnekler sınırlayıcı değildir. Sık karşılaşılan durumlar şunlardır:

DurumKanun ve uygulamaMahkemenin baktığı
Velayet sahibinin yeniden evlenmesiTek başına velayetin kaldırılmasını gerektirmez; çocuğun menfaati gerektirirse velayet sahibi değiştirilebilir (TMK m. 349 [1])Yeni aile ortamının çocuğa etkisi
Velayet sahibinin başka bir yere taşınmasıTMK m. 183'te örnek olarak sayılırÇocuğun okul ve çevre düzeni, diğer ebeveynle ilişkinin sürdürülebilmesi
Kişisel ilişkinin engellenmesiTMK m. 324/3 ve 182/2Engellemenin ağırlığı ve sürekliliği, değişikliğin çocuğa etkisi
Bakım, sağlık veya eğitimin ihmal edilmesiAnne ve baba çocuğun bedensel, zihinsel, ruhsal, ahlaki ve toplumsal gelişimini sağlamakla yükümlüdür (TMK m. 340 [1]); çocuğun gelişmesi tehlikedeyse hâkim koruma önlemi alır (TMK m. 346)Okul ve sağlık kayıtları, uzman raporu
Şiddet, istismar, bağımlılık gibi tehlikelerTMK m. 346–348; 6284 sayılı KanunResmî kayıtlar, soruşturma dosyaları, sağlık raporları
Çocuğun fiilen diğer ebeveynin yanında yaşamasıYargıtay, velayet düzenlenirken çocukların fiilen yaşadığı yerin gözetilmesini istemiştir (Yargıtay 2. HD, E. 2026/1950, K. 2026/8022 [4])Fiilî düzenin süresi ve çocuğun uyumu
Bilmekte fayda var:

Boşanmadaki kusur veya ebeveynlerin birbirine yönelttiği eski suçlamalar tek başına sonuç doğurmaz. Yargıtay'a göre anne ve babanın yararları ile boşanmadaki kusurları, ahlaki değer yargıları ve sosyal konumları gibi durumlar ancak çocuğun üstün yararını etkilemediği ölçüde göz önünde tutulur (Yargıtay 2. HD, E. 2026/3045, K. 2026/6482 [5]).

Kişisel ilişkinin engellenmesi

Kişisel ilişki, velayeti kendisinde olmayan ebeveynin çocukla düzenli görüşme hakkıdır (TMK m. 323). 2021'de kanuna eklenen hükme göre velayet sahibi ebeveyn kişisel ilişki düzenlemesinin gereklerini yerine getirmezse, çocuğun menfaatine aykırı olmamak kaydıyla velayet değiştirilebilir; bu sonuç kişisel ilişki kararında taraflara ihtar edilir (TMK m. 324/3 [1]). Boşanma kararlarında da aynı ihtar yer alır (TMK m. 182/2). Yargıtay, bu ihtarın kararda yazılmamasını bozma sebebi saymış ve eksikliği kararı düzelterek gidermiştir (Yargıtay 2. HD, E. 2022/10758, K. 2023/1504 [6]).

Kişisel ilişki kararı rızayla yerine getirilmezse hak sahibi, kararın yerine getirilmesi için Adalet Bakanlığının adli destek ve mağdur hizmetleri müdürlüğüne başvurabilir; müdürlük bulunmayan yerlerde bu görevi Bakanlıkça belirlenen hukuk mahkemesi yazı işleri müdürlüğü yürütür. Müdürlük yükümlü ebeveyne bildirim yapar, gerekirse teslim emri gönderir ve olanları tutanağa bağlar (5395 sayılı Kanun m. 41/A, 41/C [7]). Teslim emrine aykırı davranan veya emrin yerine getirilmesini engelleyen kişi, bir ay içinde yapılacak şikâyet üzerine üç günden on güne kadar disiplin hapsiyle cezalandırılır (5395 sayılı Kanun m. 41/F). Bu süreçte tutulan tutanaklar, velayet davasında engellemenin ispatında kullanılabilecek resmî belgelerdir.

Kanundaki “çocuğun menfaatine aykırı olmamak kaydıyla” ifadesi önemlidir: Engellemenin ispatlanması, velayetin kendiliğinden değişmesi sonucunu doğurmaz. Mahkeme, velayetin el değiştirmesinin çocuğa etkisini ayrıca değerlendirir. Yargıtay da kişisel ilişkiye engel olan velayet sahibinin velayetin değiştirilmesi davasıyla karşılaşabileceğini ve diğer ebeveynin ayrıca disiplin hapsi için şikâyet hakkı bulunduğunu belirtmiştir (Yargıtay 2. HD, E. 2025/5404, K. 2025/9980 [8]).

3. Davayı kim, nerede ve ne zaman açabilir?

  • Kim açabilir? Anne veya baba; uygulamada çoğunlukla velayet kendisinde olmayan ebeveyn. Hâkim de yeni olgular karşısında kendiliğinden önlem alabilir (TMK m. 183).
  • Görevli mahkeme: Aile mahkemesi. Aile mahkemesi kurulmamış yerlerde Hâkimler ve Savcılar Kurulunca belirlenen asliye hukuk mahkemesi bakar (4787 sayılı Kanun m. 2 ve 4 [9]).
  • Yetkili mahkeme: Çekişmesiz yargı işlerinde talepte bulunan kişinin veya ilgililerden birinin oturduğu yer mahkemesi yetkilidir (HMK m. 384 [2]). Yargıtay, bu kural uyarınca davacının velayetin değiştirilmesi davasını kendi oturduğu yer mahkemesinde açabileceğini kabul etmiştir (Yargıtay 2. HD, E. 2019/2532, K. 2019/4235 [10]).
  • Arabuluculuk: Dava açmadan önce arabulucuya gitme zorunluluğu yoktur. Hukuk uyuşmazlıklarında arabuluculuk, yalnızca tarafların serbestçe tasarruf edebileceği konularda uygulanır (6325 sayılı Kanun m. 1/2 [11]); velayet bu nitelikte değildir.
  • Süre: Kanunda bu dava için öngörülmüş bir süre yoktur. Velayet çocuk ergin olana, kural olarak 18 yaşını doldurana kadar sürdüğü için talep de bu tarihe kadar ileri sürülebilir (TMK m. 11, 335 [1]).
  • Yargılama usulü: Velayete ilişkin davalarda basit yargılama usulü uygulanır (HMK m. 316/1-ç [2]). Davalının cevap süresi dilekçenin tebliğinden itibaren iki haftadır (HMK m. 317/2).
  • Masraf: Yargılama giderlerini ödeme gücü bulunmayanlar, talepleri açıkça dayanaktan yoksun değilse adli yardımdan yararlanabilir (HMK m. 334 [2]).

4. Mahkeme neye bakar?

Belirleyici ölçüt çocuğun üstün yararıdır. Anayasa, her çocuğun yüksek yararına açıkça aykırı olmadıkça anne ve babasıyla kişisel ve doğrudan ilişki kurma ve sürdürme hakkını güvenceye alır (Anayasa m. 41 [12]). Türkiye'nin taraf olduğu Çocuk Haklarına Dair Sözleşme de mahkemelerin çocukları ilgilendiren tüm işlerinde çocuğun yararını temel düşünce olarak kabul eder (ÇHS m. 3 [13]).

Bu ölçüt yargılamayı üç noktada etkiler:

  1. Hâkim gerekli araştırmayı kendiliğinden yapar. Çekişmesiz yargı işlerinde kural olarak re'sen araştırma ilkesi, yani hâkimin tarafların gösterdiği delillerle sınırlı kalmadan gerekli araştırmayı kendiliğinden yapması geçerlidir (HMK m. 385/2 [2]). Yargıtay da velayet düzenlemesinin kamu düzenine ilişkin olduğunu ve yargılama sırasında meydana gelen gelişmelerin bile gözetilmesi gerektiğini belirtmektedir (Yargıtay 2. HD, E. 2025/9964, K. 2026/7376 [14]).
  2. Uzman raporu alınır. Aile mahkemeleri psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacılardan yararlanır (4787 sayılı Kanun m. 5 [9]). Bu raporlar uygulamada “sosyal inceleme raporu” olarak anılır.
  3. Çocuğun görüşü alınır. Görüş oluşturabilecek çocuğa, kendisini ilgilendiren yargısal işlemlerde dinlenme imkânı tanınır (ÇHS m. 12 [13]). Yargıtay'a göre idrak çağındaki çocuğun görüşü alınmalı ve bu görüşe gereken önem verilmelidir; ancak çocuğun üstün yararı gerektiriyorsa görüşünün aksine de karar verilebilir (Yargıtay 2. HD, E. 2025/9964, K. 2026/7376). Kanunda “idrak çağı” için belirli bir yaş yazılı değildir.

5. Velayetin değiştirilmesi nasıl ispatlanır?

Kanunda aksine bir hüküm yoksa herkes hakkını dayandırdığı olguları ispatlamakla yükümlüdür (TMK m. 6 [1]). Re'sen araştırma ilkesi, iddiaların delilsiz bırakılabileceği anlamına gelmez. Örneğin Yargıtay bir boşanma dosyasında, tıbbi raporla desteklenmeyen alkol bağımlılığı iddiasını usulüne uygun kanıtlanmış saymamıştır (Yargıtay 2. HD, E. 2026/1950, K. 2026/8022). Basit yargılama usulünde taraflar delillerini dilekçeleriyle birlikte, hangi olayı ispatlamaya yönelik olduğunu belirterek bildirmek; başka yerden getirilecek belgeler için de bulunabilecekleri yeri göstermek zorundadır (HMK m. 318 [2]).

DelilNeyi gösterebilirDikkat edilecek nokta
Uzman (sosyal inceleme) raporuEbeveynlerin barınma, gelir, sosyal ve psikolojik durumu; çocuğun ihtiyaçları ve ebeveynlerle bağıHer iki ebeveyn ve çocukla görüşülerek hazırlanmalıdır. Yargıtay, yalnızca bir tarafla görüşülerek hazırlanan ve itirazı değerlendirilmeyen bir raporu yeterli bulmamıştır (Yargıtay 2. HD, E. 2026/3045, K. 2026/6482).
Çocuğun dinlenmesiÇocuğun isteği ve gerekçeleriBağlayıcı değildir; hâkim bizzat dinleyebilir veya beyanın uzman aracılığıyla alınmasını isteyebilir
Kişisel ilişki tutanaklarıGörüşmelerin engellenip engellenmediğiAdli destek ve mağdur hizmetleri müdürlüğüne başvurulduysa oluşur (5395 sayılı Kanun m. 41/C)
Okul ve sağlık kayıtlarıDevamsızlık, okul başarısı, rehberlik görüşmeleri, tedavi süreçleriİlgili kurumdan getirtilmesi mahkemeden istenebilir (HMK m. 318)
Adli kayıtlarŞiddet, istismar, bağımlılık iddiaları6284 sayılı Kanun kapsamındaki tedbir kararları ve soruşturma dosyaları getirtilebilir. Yargıtay, çocukla birlikte yaşayacak bir aile büyüğü hakkındaki soruşturma dosyasının getirtilmesini istemiştir (Yargıtay 2. HD, E. 2025/9730, K. 2026/5995 [15]).
TanıkÇocuğun günlük bakımı, ebeveynin ilgisi, yaşanan olaylarOlayları bizzat görmüş kişilerin anlatımı, duyuma dayanan anlatıma göre genellikle daha fazla değer taşır
YazışmalarGörüşmelerin engellenmesi, ilgisizlik, tehditSize gönderilen mesaj ve e-postalar sunulabilir; içeriğine itiraz edilirse mahkeme ek inceleme yaptırabilir

Hukuka aykırı delillere dikkat

Hukuka aykırı olarak elde edilmiş deliller mahkemece bir olayın ispatında dikkate alınamaz (HMK m. 189/2 [2]). Ayrıca kişiler arasındaki aleni olmayan konuşmaları rıza olmadan kayda almak suç oluşturabilir (TCK m. 133 [16]). Gizlice alınan ses veya görüntü kayıtlarının aile davalarında delil olarak değerlendirilip değerlendirilemeyeceği somut olayın koşullarına göre tartışmalıdır. Başkasının telefonuna veya hesabına izinsiz girerek elde edilen içerikler de hem delil olarak dikkate alınmayabilir hem de suç oluşturabilir.

Sık yapılan hatalar

  • Davayı eski kusurlara dayandırmak. Velayet değişikliği, karardan sonra ortaya çıkan yeni olgulara dayanır (TMK m. 183). Boşanma sürecindeki eski kusurlar ancak çocuğun bugünkü durumunu etkiliyorsa önem taşır.
  • Kişisel ilişki kararına kendi başına uymamak. Velayet sahibi için bu durum velayetin değiştirilmesi sebebi olabilir (TMK m. 324/3). Müdürlük aracılığıyla kişisel ilişki için teslim aldığı çocuğu süre bitiminde belirlenen yere getirmeyen ebeveyn de, bir ay içinde yapılacak şikâyet üzerine üç aya kadar disiplin hapsiyle cezalandırılabilir (5395 sayılı Kanun m. 41/F/3).
  • Delilleri dilekçede göstermemek. Basit yargılama usulünde deliller dilekçeyle birlikte bildirilmelidir (HMK m. 318).
  • Çocuğu anlaşmazlığın içine çekmek. Uzman raporları, çocuğun ebeveynler arasındaki çatışmadan nasıl etkilendiğini de ortaya koyabilir ve mahkeme bunu çocuğun yararı açısından değerlendirir.

6. Dava nasıl ilerler, kanun yolu var mı?

  1. Dava dilekçesi: Velayetin değiştirilmesi talebi, dayanılan yeni olgular ve deliller yazılır. Gerekiyorsa nafaka ve kişisel ilişkiye dair talepler de eklenir.
  2. Cevap: Karşı taraf iki hafta içinde cevap verir (HMK m. 317/2).
  3. Ön inceleme ve tahkikat: Uzman incelemesi yaptırılır, çocuk dinlenir, tanıklar dinlenir, kurum kayıtları getirtilir.
  4. Karar: Mahkeme velayeti değiştirir, talebi reddeder veya kademeli talep varsa kişisel ilişkiyi yeniden düzenleyebilir.
  5. İstinaf: Karara karşı iki hafta içinde bölge adliye mahkemesine başvurulabilir (HMK m. 345, 387).
  6. Temyiz: Bölge adliye mahkemelerinin çekişmesiz yargı işlerinde verdiği kararlar kesindir (HMK m. 362/1-ç [2]). Yargıtay, ayrı olarak açılan velayetin değiştirilmesi davalarını bu kapsamda gördüğü için velayetin değiştirilmesi talebi bakımından istinaf incelemesinden sonra temyiz yolu kapalıdır (Yargıtay 2. HD, E. 2026/5921, K. 2026/7595 [17]).

Ne kadar sürer? Kanun, basit yargılama usulünde tahkikatın ön inceleme duruşması dışında kural olarak iki duruşmada tamamlanmasını ve duruşmalar arasındaki sürenin bir aydan uzun olmamasını öngörür. Bilirkişi incelemesinin uzaması gibi zorunlu hâllerde hâkim gerekçesini belirterek daha ileri bir gün verebilir (HMK m. 320/3 [2]). Gerçekleşen süre, büyük ölçüde mahkemenin iş yüküne ve uzman incelemesinin ne kadar sürdüğüne bağlıdır.

Dava sürerken ne olur? Mevcut velayet kararı, değiştirilinceye kadar geçerliliğini korur. Gecikme hâlinde çocuk açısından ciddi bir sakınca doğacaksa ihtiyati tedbir istenebilir; tedbir hükümleri çekişmesiz yargı işlerinde de niteliğine uygun düştüğü ölçüde uygulanır (HMK m. 389 [2]). Şiddet söz konusuysa, 6284 sayılı Kanun kapsamında kişisel ilişkinin refakatçi eşliğinde yapılması, sınırlanması veya kaldırılması da istenebilir (6284 sayılı Kanun m. 5/1-ç [18]).

7. Velayet değişince nafaka ve kişisel ilişki ne olur?

  • Yeni nafaka yükümlülüğü: Velayet kendisine verilmeyen ebeveyn, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorundadır (TMK m. 182/3). Velayet el değiştirdiğinde bu yükümlülük de diğer ebeveyne geçebilir.
  • Eski nafaka: Kanun, durum değiştiğinde nafakanın istem üzerine yeniden belirlenmesini veya kaldırılmasını öngörür (TMK m. 331 [1]). Bu nedenle velayet talebiyle birlikte eski iştirak nafakasının kaldırılması ve gerekiyorsa yeni nafaka da talep edilmelidir. Yargıtay, iştirak nafakasının kaldırılması talebini velayet davasına bağlı bir istek olarak birlikte incelemiştir (Yargıtay 2. HD, E. 2019/2532, K. 2019/4235).
  • Kişisel ilişki: Velayeti kaybeden ebeveynin de çocukla uygun kişisel ilişki kurulmasını isteme hakkı vardır (TMK m. 323). Yeni bir görüşme düzeninin belirlenmesi de talep edilmelidir.

8. Varsayımsal örnek

Bu örnek tamamen varsayımsaldır. Boşanmada on yaşındaki çocuğun velayeti anneye verilmiş, babayla iki haftada bir hafta sonu kişisel ilişki kurulmuştur. Bir yıl boyunca görüşmelerin çoğu gerçekleşmez. Baba adli destek ve mağdur hizmetleri müdürlüğüne başvurur; müdürlük tutanakları çocuğun teslim yerine getirilmediğini gösterir. Baba, velayetin kendisine verilmesini, kabul edilmezse kişisel ilişkinin yeniden düzenlenmesini ister. Mahkeme uzman incelemesi yaptırır ve çocuğu dinler. Uzmanlar çocuğun annesiyle güçlü bir bağı olduğunu ve yaşadığı yerin değişmesinin ona zarar verebileceğini bildirirse mahkeme velayeti değiştirmeyip kişisel ilişkiyi yeniden düzenleyebilir. Engellemenin çocuğun babasıyla bağını ciddi biçimde zedelediği ve babanın yanında yaşamanın çocuğun yararına olduğu anlaşılırsa velayeti babaya verebilir. Sonucu, delillerin bütünü ve çocuğun yararı belirler.

9. Sık sorulan sorular

Daha önce reddedilen velayet davasını yeniden açabilir miyim?

Yeni olgular ortaya çıkmışsa açılabilir. Çekişmesiz yargı kararları kanunda aksine hüküm yoksa maddi anlamda kesin hüküm oluşturmaz (HMK m. 388). Ancak aynı olgularla yeniden dava açmak, kural olarak farklı bir sonuç doğurmaz.

Eski eşimle velayetin değişmesi konusunda anlaştık. Mahkemeye gitmemiz gerekir mi?

Evet. Velayeti bir ebeveynden alıp diğerine vermek mahkemenin görevidir (HMK m. 382/2-b-13). Anlaşmanız mahkeme için önemli bir veridir, ancak hâkim yine de değişikliğin çocuğun yararına olup olmadığını araştırır.

Velayet sahibi çocuğu başka bir şehre götürdü. Bu tek başına velayeti değiştirir mi?

Hayır. Başka bir yere gitmek kanunda yeni olgu örnekleri arasında sayılır (TMK m. 183), ama sonuç çocuğun yararına göre belirlenir. Mahkeme bunun yerine kişisel ilişkiyi yeni duruma uyarlamaya da karar verebilir.

Velayeti alırsam okul ve sağlık işlemlerinde ne değişir?

Velayet sahibi, çocuğun bakım ve eğitimi konusunda onun menfaatini gözeterek gerekli kararları alır ve uygular (TMK m. 339). Okul ve sağlık işlemlerine ilişkin kararları da artık yeni velayet sahibi alır. Önemli konularda çocuğun düşüncesi de olabildiğince göz önünde tutulur (TMK m. 339).

Avukat tutmak zorunlu mu?

Hayır. Dava avukatsız da açılabilir. Ancak delillerin dilekçede gösterilme zorunluluğu ve velayet talebinde kanun yolunun istinafla sınırlı olması, dosyanın baştan eksiksiz hazırlanmasını önemli kılar.

Hukuki dayanaklar ve kaynaklar

  1. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 6, 11, 182, 183, 184, 323, 324, 331, 335, 336, 339, 340, 346, 348, 349
  2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m. 189, 190, 316, 317, 318, 320, 334, 345, 362, 382, 384, 385, 387, 388, 389
  3. 2. HD, 10.10.2024, E. 2024/3656, K. 2024/7227
  4. 2. HD, 14.09.2026, E. 2026/1950, K. 2026/8022
  5. 2. HD, 11.06.2026, E. 2026/3045, K. 2026/6482
  6. 2. HD, 30.03.2023, E. 2022/10758, K. 2023/1504
  7. 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu, m. 41/A, 41/B, 41/C, 41/F
  8. 2. HD, 20.11.2025, E. 2025/5404, K. 2025/9980
  9. 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun, m. 2, 4, 5
  10. 2. HD, 08.04.2019, E. 2019/2532, K. 2019/4235
  11. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu, m. 1/2
  12. T.C. Anayasası, m. 41
  13. Çocuk Haklarına Dair Sözleşme, m. 3 ve 12
  14. 2. HD, 30.06.2026, E. 2025/9964, K. 2026/7376
  15. 2. HD, 03.06.2026, E. 2025/9730, K. 2026/5995
  16. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, m. 133
  17. 2. HD, 07.09.2026, E. 2026/5921, K. 2026/7595
  18. 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun, m. 5/1-ç
  19. 7589 sayılı Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun
  20. 2. HD, 07.09.2026, E. 2026/5921, K. 2026/7595

Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Her somut olay kendi koşullarıyla değerlendirilmelidir.

Tüm hukuki yazılar