Aile Hukuku
Boşanmada Mal Paylaşımı Nasıl Yapılır? Ev, Araba, Kredi Borçları ve Kişisel Mallar
KISA CEVAP
Eşler evlenirken başka bir rejim seçmediyse, 1 Ocak 2002'den sonraki dönem için kanuni rejim olan edinilmiş mallara katılma uygulanır (TMK m. 202 [1]). Bu rejimde mallar fiziken ikiye bölünmez. Evlilik içinde emekle, maaşla, kazançla edinilen malların (borçlar düşüldükten sonra kalan) değeri hesaplanır ve her eş, diğer eşin bu değerinin yarısını para olarak isteyebilir (TMK m. 236 [1]). Evlilikten önce sahip olunan mallar, miras ve bağışla gelenler ise kişisel mal sayılır ve paylaşıma girmez (TMK m. 220 [1]). Boşanmada mal rejimi boşanma davasının açıldığı tarihten geçerli olarak sona erer; hesaba girecek mallar bu tarihe göre belirlenir (TMK m. 225 [1]).
1. Hangi mal rejimi geçerli?
Mal rejimi, eşlerin malvarlığının evlilik içinde ve evlilik sona erdiğinde nasıl değerlendirileceğini belirleyen kurallar bütünüdür. Boşanmada malların paylaşılmasına hukuken mal rejiminin tasfiyesi denir ve tasfiye, eşlerin tabi olduğu rejimin kurallarına göre yapılır (TMK m. 179 [1]).
- Mal rejimi sözleşmesi yapmadıysanız: Kanuni rejim olan edinilmiş mallara katılma geçerlidir (TMK m. 202).
- Mal rejimi sözleşmesi yaptıysanız: Mal ayrılığı, paylaşmalı mal ayrılığı veya mal ortaklığı gibi seçilen rejimin kuralları uygulanır.
- 1 Ocak 2002'den önce evlendiyseniz: Eşler başka bir rejim seçmediyse, 1 Ocak 2002'ye kadar olan dönem için eski Medeni Kanun'un mal ayrılığı rejimi, bu tarihten sonrası için edinilmiş mallara katılma uygulanır (4722 sayılı Kanun m. 10 [2]). Bu nedenle 2002 öncesinde alınan mallar ayrı bir hesaba tabidir. Yargı uygulamasında bu dönem için “katkı payı alacağı” adı verilen, eşin mal edinmeye yaptığı katkının ispatına dayanan bir talep kullanılır.
2. Edinilmiş mal ve kişisel mal: Ne paylaşılır, ne paylaşılmaz?
Edinilmiş mallara katılma rejiminde her eşin malvarlığı iki gruba ayrılır (TMK m. 218 [1]):
| Edinilmiş mal (hesaba girer) | Kişisel mal (hesaba girmez) | |
|---|---|---|
| Tanım | Evlilik içinde karşılığı verilerek edinilen değerler | Evlilikten önce sahip olunan veya evlilikte karşılıksız edinilen değerler |
| Örnekler | Maaş ve çalışma karşılığı kazançlar; sosyal güvenlik ve yardım kurumlarının ödemeleri; çalışma gücünün kaybı nedeniyle ödenen tazminatlar; kişisel malların gelirleri (örneğin evlilikten önce alınmış bir dairenin kira geliri); edinilmiş malın yerine geçen değerler | Yalnızca bir eşin kişisel kullanımına yarayan eşyalar; evlilikten önceki mallar; miras ve bağışla edinilenler; manevi tazminat alacakları; kişisel malın yerine geçen değerler |
| Dayanak | TMK m. 219 [1] | TMK m. 220 [1] |
“Yerine geçen değer” şu demektir: Evlilikten önce sahip olduğunuz bir arabayı satıp parasıyla yenisini aldıysanız, yeni araba da kural olarak kişisel mal sayılır. Evlilikte maaşla birikmiş parayla alınan bir araba ise edinilmiş maldır.
İspat kuralı önemlidir: Bir eşin bütün malları, aksi ispat edilinceye kadar edinilmiş mal sayılır. Bir malın kişisel mal olduğunu iddia eden, bunu ispat etmelidir. Hangi eşe ait olduğu ispat edilemeyen mallar ise iki eşin paylı mülkiyetinde kabul edilir (TMK m. 222 [1]). Bu yüzden miras, bağış veya evlilik öncesi birikimle yapılan alımlarda banka kayıtları, tapu ve satış belgeleri gibi delillerin saklanması önemlidir.
3. Paylaşım nasıl hesaplanır?
Kanun, malların kendisinin değil değerinin paylaşıldığı bir hesap yöntemi öngörür:
- Ayırma: Mal rejiminin sona erdiği andaki durumuna göre her eşin edinilmiş malları ve kişisel malları birbirinden ayrılır (TMK m. 228 [1]).
- Ekleme: Rejimin sona ermesinden önceki bir yıl içinde diğer eşin rızası olmadan yapılan karşılıksız kazandırmalar (olağan hediyeler hariç) ve diğer eşin katılma alacağını azaltmak amacıyla yapılan devirler hesaba eklenir (TMK m. 229 [1]). Yani bu şartlara giren devirlerde mal elden çıkmış olsa da değeri hesaba katılır.
- Denkleştirme: Bir mal grubunun borcu diğer grubun parasıyla ödenmişse, bunun hesabı yapılır (TMK m. 230 [1]).
- Artık değer: Her eşin edinilmiş mallarının toplam değerinden bu mallara ilişkin borçlar düşülür. Kalan tutara artık değer denir; sonuç eksi çıkarsa sıfır kabul edilir (TMK m. 231 [1]).
- Katılma alacağı: Her eş, diğer eşin artık değerinin yarısını alacak olarak isteyebilir; karşılıklı alacaklar takas edilir (TMK m. 236).
Değer hangi tarihe göre belirlenir? Malların sürüm değeri (piyasada satılabileceği değer) esas alınır (TMK m. 232 [1]). Rejimin sona erdiği anda mevcut olan edinilmiş mallar, tasfiye anındaki değerleriyle hesaba katılır; hesaba eklenen devredilmiş malların değeri ise devir tarihine göre belirlenir (TMK m. 235 [1]).
Paylaşım oranı kanunda yarı yarıya olarak belirlenmiştir. Ancak boşanma zina ya da hayata kast sebebiyle gerçekleşmişse, hâkim kusurlu eşin katılma alacağını hakkaniyete göre azaltabilir veya kaldırabilir (TMK m. 236/2). Eşler mal rejimi sözleşmesiyle farklı bir paylaşım oranı da kararlaştırabilir; ancak boşanmada bu farklı oran, ancak sözleşmede açıkça öngörülmüşse uygulanır (TMK m. 237, 238 [1]).
4. Ev kimde kalır?
Tapuda kimin adına kayıtlıysa ev onun mülkiyetinde kalır; diğer eşin hakkı kural olarak bir para alacağıdır. Ev evlilik içinde maaş veya kazançla alınmışsa edinilmiş maldır ve değeri hesaba girer.
- Ev iki eş adına paylı kayıtlıysa: Her eş kendi payını geri alır. Paylı mal üzerinde daha üstün bir yararı olduğunu ispat eden eş, diğerinin payını ödeyerek malın tamamının kendisine verilmesini isteyebilir (TMK m. 226 [1]). Eşler anlaşamazsa ortak malın paylaştırılması için ortaklığın giderilmesi yoluna gidilebilir. Bu davayı açmadan önce arabulucuya başvurmak 1 Eylül 2023'ten beri zorunludur (6325 sayılı Kanun m. 18/B [3]).
- Evin bir kısmı kişisel parayla ödendiyse: Örneğin peşinat evlilik öncesi birikimden veya mirastan, kalan kısım maaşla ödendiyse, ev tek bir maldır ama hesapta kişisel ve edinilmiş katkılar ayrılır (TMK m. 230). Diğer eşin kişisel parasıyla katkı yapılmışsa o eşin ayrıca değer artış payı hakkı doğabilir: Karşılığını almadan diğer eşin malının edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına katkıda bulunan eş, bu katkısı oranında, malın tasfiye tarihindeki değeri üzerinden pay isteyebilir (TMK m. 227 [1]).
- Aile konutu: Eşlerin birlikte yaşadığı ev aile konutu olarak korunur. Evlilik devam ederken malik eş, diğer eşin açık rızası olmadan bu evi devredemez, kira sözleşmesini feshedemez veya üzerindeki hakları sınırlayamaz. Malik olmayan eş, tapu kütüğüne aile konutu şerhi konulmasını isteyebilir (TMK m. 194 [1]). Bu koruma evlilik süresince geçerlidir; boşanma kesinleştikten sonra evin kimde kalacağını mülkiyet ve tasfiye kuralları belirler.
5. Araba ve diğer mallar
Araba, banka hesabı, altın, hisse senedi gibi diğer mallar için de aynı ayrım yapılır: Evlilik içinde kazançla alındıysa edinilmiş mal, evlilikten önceki parayla ya da miras veya bağışla alındıysa kişisel maldır. Araç kimin adına tescilliyse kural olarak onun mülkiyetindedir; diğer eş kural olarak aracın değeri üzerinden katılma alacağı ister.
Ziynet eşyası (düğünde takılan altın ve takılar) ayrı bir konudur. Ziynet eşyasının kime ait olduğu, mal rejimi hesabından ayrı olarak ve genellikle ayrı bir talep olarak değerlendirilir; ispat ve aidiyet konuları somut olaya göre değişir.
6. Kredi ve borçlar ne olur?
- Banka açısından: Her eş kendi borçlarından bütün malvarlığıyla sorumludur (TMK m. 224 [1]). Kredi sözleşmesinde kim borçlu veya kefil ise banka ona başvurur. Eşlerin boşanma protokolünde “krediyi şu eş ödeyecek” diye anlaşması, kendi aralarında geçerli olsa da bankayı bağlamaz. Ayrıca evlilik birliğinin sürekli ihtiyaçları için yapılan bazı harcamalarda iki eş birlikte (müteselsilen) sorumlu olabilir (TMK m. 188, 189 [1]).
- Paylaşım hesabı açısından: Bir borç, ilgili olduğu mal grubuna yüklenir; hangi gruba ait olduğu belirlenemeyen borç edinilmiş mallara ait sayılır (TMK m. 230/2). Örneğin konut kredisiyle alınmış bir ev hesaba borcuyla birlikte girer; kalan kredi borcu artık değeri azaltır.
- Dava açıldıktan sonra ödenen taksitler: Mal rejimi dava tarihinde sona erdiği için (TMK m. 225), dava tarihinden sonra elde edilen kazançlar artık edinilmiş mal değildir. Bu nedenle dava tarihinden sonra ödenen taksitlerin hesapta nasıl dikkate alınacağı ayrıca belirlenir; bu hesap uygulamada bilirkişi incelemesiyle yapılır.
7. Ne zaman ve nasıl talep edilir?
- Anlaşarak: Eşler mal paylaşımını anlaşmalı boşanma protokolünde düzenleyebilir. Boşanmanın sonuçlarına ilişkin anlaşmalar hâkim onaylamadıkça geçerli olmaz (TMK m. 184 [1]). Protokolde neyin kimde kalacağı ve “başka talep yoktur” ifadesinin neleri kapsadığı açıkça yazılmalıdır. Mal paylaşımı gibi parasal konularda arabuluculuk isteğe bağlı olarak kullanılabilir (6325 sayılı Kanun m. 1/2 [3]); 29 Ekim 2026 itibarıyla yürürlükteki metinde mal rejimi davası için dava şartı olan arabuluculuk öngörülmemiştir.
- Dava yoluyla: Anlaşma olmazsa aile mahkemesinde mal rejiminin tasfiyesi davası (katılma alacağı, değer artış payı, 2002 öncesi için katkı payı alacağı talepleriyle) açılır. Bu talepler boşanma davasıyla birlikte de ileri sürülebilir; ancak katılma alacağı boşanmanın gerçekleşmesine bağlı olduğundan, mahkeme mal rejimi talebini ayırıp boşanma kararının kesinleşmesini bekleyebilir.
- Süre (zamanaşımı): TMK m. 178, boşanmadan doğan dava hakları için kesinleşmeden itibaren bir yıllık zamanaşımı öngörür. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ise bu sürenin katılma alacağına uygulanmayacağını; katılma alacağının on yıllık zamanaşımına tabi olduğunu ve sürenin boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren hesaplanacağını kabul etmiştir (Yargıtay HGK, 17.04.2013, E. 2013/8-375, K. 2013/520; TBK m. 146 [4]). Bu süre kanunda açıkça “mal rejimi için on yıl” diye yazmaz; yargı kararıyla belirlenmiştir.
- Ödeme: Katılma alacağı ve değer artış payı para olarak veya anlaşma hâlinde mal verilerek ödenebilir. Hemen ödeme borçlu eşi ciddi güçlüğe düşürecekse, borçlu eş ödeme için süre verilmesini isteyebilir; bu durumda hâkim güvence gösterilmesine karar verebilir (TMK m. 239 [1]).
8. Varsayımsal örnek
Bu örnek tamamen varsayımsaldır ve rakamlar yalnızca hesap yöntemini göstermek içindir. A ve B, 2010'da mal rejimi sözleşmesi yapmadan evlenir. 2020'de B dava açar.
- A adına kayıtlı, 2015'te A'nın maaşıyla alınmış bir daire vardır; tasfiye tarihindeki değeri 3.000.000 TL, dava tarihinde kalan konut kredisi 600.000 TL'dir.
- A'nın annesinden miras kalan bir arsası vardır (kişisel mal, hesaba girmez).
- B adına kayıtlı, B'nin maaşıyla alınmış ve tasfiye tarihinde değeri 400.000 TL olan bir araba vardır; borcu yoktur.
A'nın artık değeri: 3.000.000 − 600.000 = 2.400.000 TL. B'nin artık değeri: 400.000 TL. B, A'dan 1.200.000 TL; A, B'den 200.000 TL katılma alacağı isteyebilir. Takas sonunda B'nin A'dan alacağı 1.000.000 TL olur. Daire A'da, araba B'de kalır. Gerçek bir dosyada değerler bilirkişi incelemesiyle belirlenir ve kişisel katkılar, denkleştirme ve değer artış payı gibi kalemler sonucu değiştirebilir.
9. Sık sorulan sorular
Evlilik bir yıldan kısa sürdüyse de mal paylaşımı olur mu?
Evet. Mal rejiminin tasfiyesi evliliğin süresine bağlı değildir. Kısa bir evlilikte de, evlilik içinde kazançla edinilmiş mallar varsa hesap yapılır.
Çalışmayan eşin de hakkı var mı?
Evet. Katılma alacağı, alacaklı eşin gelir getiren bir işte çalışıp çalışmamasına bağlı değildir. Hesap, diğer eşin artık değerinin yarısı üzerinden yapılır.
Eşim boşanma davası açılmadan önce malını kardeşine devretti. Ne olur?
Yukarıda anlatılan “ekleme” kuralı uygulanır (TMK m. 229). Ayrıca borçlu eşin malları yetmezse, belirli şartlarla ve süreler içinde malı bedelsiz edinen üçüncü kişiye de başvurulabilir (TMK m. 241 [1]).
Yurt dışında boşandık. Türkiye'deki mallar için paylaşım isteyebilir miyim?
Bu durumda yabancı boşanma kararının Türkiye'de tanınması veya tenfizi ve uygulanacak hukuk ayrıca değerlendirilir. Zamanaşımının ne zaman başladığı da bu sürece göre tartışılabilir; somut olay incelenmeden kesin bir şey söylemek mümkün değildir.
Protokolde mal paylaşımı yazmazsa sonradan dava açabilir miyim?
Protokolde mal rejimi hakkında hiçbir düzenleme yoksa sonradan dava açılabileceği savunulabilir. Ancak protokolde “mal rejimi konusunda karşılıklı talep yoktur” gibi genel ifadeler varsa, bunların kapsamı tartışma konusu olur. İmzalamadan önce bu ifadelerin neyi kapsadığını netleştirmek gerekir.
Hukuki dayanaklar ve kaynaklar
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 178, 179, 184, 188, 189, 194, 202, 218, 219, 220, 222, 224, 225, 226, 227, 228, 229, 230, 231, 232, 235, 236, 237, 238, 239, 241, 1029
- 4722 sayılı Türk Medeni Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun, m. 10
- 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu, m. 18/B (7445 sayılı Kanunla eklendi; yürürlük 1 Eylül 2023; geçici m. 3 uyarınca o tarihte görülmekte olan davalara uygulanmaz) ve m. 1/2
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 146
- Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 17.04.2013, E. 2013/8-375, K. 2013/520
Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Her somut olay kendi koşullarıyla değerlendirilmelidir.