YALÇIN & AKSUHUKUK BÜROSU Hukuki Yazılar
TREN

Aile Hukuku

Velayet Nasıl Belirlenir? Çocuğun Üstün Yararı ve Mahkemenin Değerlendirdiği Koşullar

KISA CEVAP

Boşanmada velayeti aile mahkemesi belirler. Mahkeme, boşanmaya karar verirken olanak bulundukça anne ve babayı dinler ve velayeti, çocukla kişisel ilişkiyi birlikte düzenler (TMK m. 182 [1]). Kanunda “küçük çocuk anneye verilir” gibi sabit bir kural yoktur; belirleyici ölçüt çocuğun üstün yararıdır. Yargıtay uygulamasında çocuğun bedensel, zihinsel, ruhsal, ahlaki ve toplumsal gelişimi esas alınır; idrak çağındaki çocuğun görüşü sorulur, uyuşmazlık varsa uzman incelemesi yaptırılır. Anne ve babanın boşanmadaki kusuru, sosyal konumu gibi durumlar çocuğun üstün yararının önüne geçmez (Yargıtay 2. HD, E. 2025/6482, K. 2026/860 [2]).

1. Velayet nedir, boşanınca ne değişir?

Velayet, ergin olmayan çocuğun bakımı, eğitimi, korunması, yasal temsili ve mallarının yönetimi konusundaki hak ve yükümlülüklerin bütünüdür (TMK m. 339–342, 352 [1]). Ergin olmayan çocuk anne ve babasının velayeti altındadır ve yasal bir sebep olmadıkça velayet anne ve babadan alınamaz (TMK m. 335 [1]).

Kanunun temel kuralları şöyledir (TMK m. 336–337 [1]):

  • Evlilik sürerken: Anne ve baba velayeti birlikte kullanır.
  • Ortak hayata son verilmişse veya ayrılık kararı varsa: Hâkim velayeti eşlerden birine verebilir.
  • Boşanmada: Velayet, çocuğun kendisine bırakıldığı tarafa aittir.
  • Anne ve baba evli değilse: Velayet anneye aittir; anne küçük, kısıtlı veya ölmüşse ya da velayet kendisinden alınmışsa hâkim, çocuğun menfaatine göre vasi atar veya velayeti babaya verir.

Velayet davalarına aile mahkemesi bakar; aile mahkemesi bulunmayan yerlerde bu görevi Hâkimler ve Savcılar Kurulunca belirlenen asliye hukuk mahkemesi yürütür (4787 sayılı Kanun m. 2 ve 4 [3]). Boşanma davası varsa velayet aynı davada karara bağlanır.

Terimler:

  • Kişisel ilişki: Velayeti almayan ebeveynin çocukla düzenli görüşme ve birlikte vakit geçirme hakkı (halk arasında “görüş günleri”).
  • İştirak nafakası: Velayeti almayan ebeveynin, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine katılmak için ödediği nafaka.
  • İdrak çağı: Çocuğun kendisini ilgilendiren konularda görüş oluşturabilecek olgunluğa ulaştığı dönem. Kanunda sabit bir yaş olarak tanımlanmamıştır.
  • Sosyal inceleme raporu: Mahkemenin görevlendirdiği psikolog, pedagog veya sosyal çalışmacının çocuk ve ebeveynler hakkında hazırladığı uzman raporu.

2. Mahkeme velayete nasıl karar verir?

Velayet, tarafların kendi aralarında serbestçe karar verebileceği bir konu olarak görülmez. Yargıtay'a göre velayet düzenlemesi kamu düzenine ilişkindir; bu nedenle mahkeme gerekli araştırmayı kendiliğinden (re'sen) yapar ve tarafların kabulü hâkimi bağlamaz (Yargıtay 2. HD, E. 2022/1691, K. 2022/3905 [4]). Yargılama sırasında ortaya çıkan yeni gelişmeler de dikkate alınır (Yargıtay 2. HD, E. 2025/9730, K. 2026/5995 [5]).

Bu ilke anlaşmalı boşanmada da geçerlidir: Hâkim, eşlerin protokolünü çocukların menfaatini gözeterek değerlendirir ve gerekli gördüğü değişiklikleri önerebilir; değişiklikler kabul edilmezse anlaşmalı boşanma kararı verilemez (TMK m. 166/3 [1]).

3. “Çocuğun üstün yararı” ne anlama gelir?

Üstün yarar ilkesinin birkaç dayanağı vardır:

  • Anayasa: Her çocuk, yüksek yararına açıkça aykırı olmadıkça, anne ve babasıyla kişisel ve doğrudan ilişki kurma ve sürdürme hakkına sahiptir (Anayasa m. 41 [6]).
  • BM Çocuk Haklarına Dair Sözleşme: Mahkemeler dâhil, çocukları ilgilendiren bütün faaliyetlerde çocuğun yararı temel düşüncedir (Sözleşme m. 3, Resmî Gazete 27.1.1995, sayı 22184 [7]).
  • Çocuk Koruma Kanunu: Çocuğun yarar ve esenliğinin gözetilmesi temel ilkelerden biridir (5395 sayılı Kanun m. 4/1-b [8]).

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi bu ilkeyi şöyle uygular: Çocuğun üstün yararı belirlenirken onun bedensel, zihinsel, ruhsal, ahlaki ve toplumsal gelişiminin sağlanması gözetilir. Anne ve babanın yararları, boşanmadaki kusurları, ahlaki değer yargıları ve sosyal konumları gibi durumlar ise, kararın ifadesiyle, “çocuğun üstün yararını etkilemediği ölçüde” göz önünde tutulur; yani bunlar çocuğun üstün yararının önüne geçemez (Yargıtay 2. HD, E. 2025/6482, K. 2026/860 [2]).

Bilmekte fayda var:

Boşanmada “haklı” taraf olmak, velayetin kendiliğinden o tarafa verileceği anlamına gelmez. Örneğin evlilik içindeki kusurlu bir davranış, çocuğun bakımını ve gelişimini etkiliyorsa önem kazanır; etkilemiyorsa velayet kararında belirleyici olmayabilir.

4. Mahkemenin değerlendirdiği başlıca koşullar

Kanun, sayılı bir ölçüt listesi vermez. Aşağıdaki tablo, kanun hükümlerinden ve Yargıtay kararlarından çıkan başlıca ölçütleri özetler. Her dosyada bunların ağırlığı farklı olabilir.

ÖlçütMahkemenin baktığıDayanak
Çocuğun gelişimi ve ihtiyaçlarıYaşı, sağlık durumu, eğitimi, özel ihtiyaçlarıTMK m. 340; Yargıtay uygulaması
Çocuğun görüşüİdrak çağındaki çocuğun nerede yaşamak istediği ve nedenleriBM Sözleşmesi m. 12; Yargıtay uygulaması
Mevcut yaşam düzeniÇocuğun fiilen kimin yanında yaşadığı, okulu, çevresiYargıtay uygulaması
Kardeşlerin birlikteliğiHaklı bir sebep yoksa kardeşlerin birbirinden ayrılmamasıYargıtay uygulaması
Ebeveynin bakım olanağıİlgi, vakit ayırabilme, sağlık, konut ve yaşam koşullarıUzman raporu; Yargıtay uygulaması
Şiddet, istismar veya ihmal riskiEbeveynin ya da çocukla birlikte yaşayacak kişilerin durumuYargıtay uygulaması; 6284 sayılı Kanun
Diğer ebeveynle ilişkiye saygıÇocuğun öteki ebeveynle bağının engellenip engellenmediğiTMK m. 324

Bu ölçütlere ilişkin bazı açıklamalar:

  • Fiilî düzen ve kardeşler: Yargıtay, çocuğun fiilen yaşadığı yerin ve kardeşlerin birbirinden ayrılmaması ilkesinin gözetilmesini, anne ve babanın bulunduğu ortamları da kapsayan yeni bir uzman raporu alınmasını istemiştir (Yargıtay 2. HD, E. 2025/5620, K. 2026/3064 [9]).
  • Çocuğun yaşı: Uygulamada çok küçük yaştaki çocuklar için annenin bakımına duyulan ihtiyaç gerekçelerde yer alabilmektedir. Ancak bu kanunda yazılı bir kural değildir; mahkeme somut olaydaki üstün yarara bakar.
  • Ekonomik durum: Ebeveynlerden birinin daha yüksek gelirli olması kanunda bir velayet ölçütü olarak sayılmamıştır. Kanun, velayeti almayan ebeveynin çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmasını öngörür (TMK m. 182 [1]). Bununla birlikte Yargıtay, uzman incelemesinde tarafların barınma, gelir, sosyal ve psikolojik durumlarına göre velayeti üstlenmeye engel bir durum bulunup bulunmadığının araştırılmasını istemektedir (Yargıtay 2. HD, E. 2025/5620, K. 2026/3064 [9]). Yani gelir tek başına belirleyici değildir, ama yaşam koşullarının bir parçası olarak incelenir.
  • Şiddet iddiaları: Bir dosyada bölge adliye mahkemesi, çocukların anneleriyle kalmak istemediklerini söylemelerine de dayanarak velayeti babaya vermişti. Yargıtay bu kararı bozarak, velayet babaya verilirse çocuklarla fiilen birlikte yaşayacak bir aile büyüğü hakkındaki istismar iddiasına ilişkin soruşturma dosyasının getirtilmesini, çocukların beyanlarının uzman aracılığıyla yeniden alınmasını ve yeni rapor alınmasını istemiştir (Yargıtay 2. HD, E. 2025/9730, K. 2026/5995 [5]). Aile içi şiddet durumunda hâkim, 6284 sayılı Kanun kapsamında da velayet ve kişisel ilişki konusunda karar verebilir (6284 sayılı Kanun m. 5 [10]).

5. Çocuğun görüşü nasıl alınır, ne kadar etkilidir?

BM Çocuk Haklarına Dair Sözleşme'ye göre görüşlerini oluşturma yeteneğine sahip çocuk, kendisini ilgilendiren her konuda görüşünü serbestçe ifade etme hakkına sahiptir; bu görüşlere çocuğun yaşı ve olgunluğu ölçüsünde önem verilir ve çocuğa, kendisini etkileyen yargılamada doğrudan ya da bir temsilci veya uygun bir makam aracılığıyla dinlenme fırsatı tanınır (Sözleşme m. 12 [7]).

Yargıtay kararlarında bu ilke şu şekilde uygulanmaktadır:

  • İdrak çağındaki çocuğa velayet konusundaki tercihi sorulmalı ve olası sonuçları hakkında bilgilendirilmelidir (Yargıtay 2. HD, E. 2025/6482, K. 2026/860 [2]).
  • Çocuk mahkemece bizzat ya da başka bir mahkeme aracılığıyla (istinabe yoluyla) dinlenebilir (Yargıtay 2. HD, E. 2022/1691, K. 2022/3905 [4]); beyanlarının uzman aracılığıyla alınması da istenebilir (Yargıtay 2. HD, E. 2025/9730, K. 2026/5995 [5]).
  • Çocuğun görüşü önemlidir ama bağlayıcı değildir. Üstün yararı gerektiriyorsa, çocuğun isteğinin aksine karar verilebilir (Yargıtay 2. HD, E. 2025/6482, K. 2026/860 [2]).

Çocuğun hangi yaştan itibaren dinleneceği kanunda belirlenmemiştir; mahkeme çocuğun yaşına ve olgunluğuna bakar.

6. Uzman raporu (sosyal inceleme raporu) nedir?

Aile mahkemeleri, adliyelerde görevlendirilen psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacılardan yararlanır; bu uzmanlar mahkemenin istediği konularda araştırma yapıp sonucunu bildirir ve gerektiğinde duruşmada görüş açıklar (4787 sayılı Kanun m. 5 [3]). Velayet konusunda uyuşmazlık bulunan dosyalarda Yargıtay, uzman incelemesi yaptırılmadan verilen kararları eksik inceleme gerekçesiyle bozabilmekte (Yargıtay 2. HD, E. 2025/6482, K. 2026/860 [2]) ve sosyal inceleme raporunun çocuğun anne ve baba yanındaki barınma ve yaşama koşullarını da değerlendirmesini istemektedir (Yargıtay 2. HD, E. 2022/1691, K. 2022/3905 [4]).

Rapor mahkeme için önemli bir delildir, ancak hâkimi tek başına bağlamaz: Hâkim, bilirkişi görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir (HMK m. 282 [11]). Raporu eksik veya belirsiz bulan taraf, eksikliklerin tamamlatılmasını, açıklama yapılmasını ya da yeni bir uzman atanmasını isteyebilir. Kanun bilirkişi raporlarına karşı bu talep için raporun tebliğinden itibaren iki haftalık süre öngördüğünden (HMK m. 281 [11]), itirazın bu süre içinde yapılması yerinde olur.

Dikkat:

Velayet davasında da delillerin hukuka uygun şekilde elde edilmesi gerekir. Hukuka aykırı olarak elde edilen deliller mahkemece dikkate alınamaz (HMK m. 189/2 [11]).

7. Ortak velayet mümkün mü?

Türk Medeni Kanunu, boşanmadan sonra velayetin “çocuk kendisine bırakılan tarafa” ait olacağını söyler ve boşanma sonrası ortak velayeti açıkça düzenlemez (TMK m. 336/3 [1]).

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2017'de, evlilik dışında doğan çocukları için ortak velayet isteyen İngiliz vatandaşı ebeveynlerin davasında, tarafların millî hukukunun öngördüğü ortak velayetin Türk kamu düzenine açıkça aykırı olmadığına karar vermiştir. Kararda, Türkiye'nin 2016'da onayladığı İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi'ne Ek 7 No'lu Protokol'ün, eşlerin evliliğin bitmesi hâlinde çocuklarıyla ilişkilerinde eşit hak ve sorumluluklara sahip olduğunu öngören 5. maddesine de yer verilmiştir (Yargıtay 2. HD, E. 2016/15771, K. 2017/1737 [12]). Bu karar yabancı hukukun uygulandığı bir dosyaya ilişkindir; Türk hukukuna tabi boşanmalarda ortak velayetin dayanağı ayrıca tartışılmaktadır. Uygulamada anlaşmalı boşanmada ortak velayete karar verilen dosyalar bulunmaktadır; Yargıtay'ın incelediği bir dosyada çocukların ortak velayet altında, fiilen anneyle yaşadığı ve babayla kişisel ilişki kurulduğu görülmektedir (Yargıtay 2. HD, E. 2022/1902, K. 2022/2470 [13]).

Ebeveynlerden biri ortak velayete karşı çıkıyorsa durum daha tartışmalıdır. Kanunda açık bir düzenleme bulunmadığından bu konuda öğretide farklı görüşler vardır. Ortak velayet, anne ve babanın çocuk hakkında birlikte karar alabilmesini gerektirdiğinden, ebeveynler arasındaki iletişim ve çatışma düzeyi değerlendirmede önem taşıyacaktır.

8. Velayeti almayan ebeveynin hakları ve yükümlülükleri

  • Kişisel ilişki: Anne ve babadan her biri, velayeti kendisinde olmayan çocukla uygun kişisel ilişki kurulmasını isteme hakkına sahiptir (TMK m. 323 [1]). Düzenleme yapılırken çocuğun özellikle sağlık, eğitim ve ahlak bakımından yararları esas alınır (TMK m. 182 [1]).
  • Sınırlar: Kişisel ilişki çocuğun huzurunu tehlikeye sokarsa, ebeveyn çocukla ciddi olarak ilgilenmezse veya başka önemli sebepler varsa bu hak reddedilebilir ya da kaldırılabilir (TMK m. 324/2 [1]).
  • Karşılıklı saygı yükümlülüğü: Her iki ebeveyn de diğerinin çocukla ilişkisini zedelemekten kaçınmak zorundadır. Velayet sahibi ebeveyn kişisel ilişki düzenlemesine uymazsa, çocuğun menfaatine aykırı olmamak kaydıyla velayet değiştirilebilir ve mahkeme bu sonucu kararında taraflara ihtar eder (TMK m. 182/2, 324/1 ve 324/3 [1]).
  • Nafaka: Velayeti almayan ebeveyn, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılır (TMK m. 182 [1]).

9. Velayet kararı sonradan değişebilir mi?

Evet. Velayet kararı kesinleştikten sonra da koşullar değişebilir. Anne veya babanın yeniden evlenmesi, başka bir yere taşınması veya ölmesi gibi yeni olgular gerektiriyorsa hâkim, kendiliğinden ya da anne veya babanın talebiyle gerekli önlemleri alır (TMK m. 183 [1]). Velayet sahibinin yeniden evlenmesi tek başına velayetin kaldırılmasını gerektirmez; ancak çocuğun menfaati gerektiriyorsa velayet sahibi değiştirilebilir (TMK m. 349 [1]). Ebeveynin velayet görevini gereği gibi yerine getirememesi veya çocuğa karşı yükümlülüklerini ağır biçimde savsaklaması gibi durumlarda, çocuğu korumaya yönelik diğer önlemler sonuç vermez ya da yetersiz kalacağı önceden anlaşılırsa velayetin kaldırılması da gündeme gelebilir (TMK m. 348 [1]).

10. Varsayımsal örnek

Bu örnek tamamen varsayımsaldır. A ve B boşanmaktadır; 12 yaşında C ve 5 yaşında D adlı iki çocukları vardır. Çocuklar dava boyunca anneleriyle yaşamıştır. Baba, C'nin velayetini ister. Mahkeme C'yi dinler; C, okulunun babasının evine yakın olduğunu ve babasıyla yaşamak istediğini söyler. Mahkeme ayrıca iki evin koşullarını, çocukların okul düzenini ve kardeş ilişkisini inceleyen bir uzman raporu aldırır. Hâkim, C'nin görüşünü, kardeşlerin birbirinden ayrılmaması ilkesini, çocukların mevcut yaşam düzenini ve raporu birlikte değerlendirir. Sonuç, bu delillerin hangi düzenin her iki çocuğun da yararına olduğunu gösterdiğine bağlıdır; C'nin isteği tek başına belirleyici olmaz.

11. Sık sorulan sorular

Boşanma davası sürerken çocuk kimin yanında kalır?

Boşanma davası açıldığında hâkim, dava süresince gerekli geçici önlemleri kendiliğinden alır; çocukların bakımı ve korunması da bu önlemler arasındadır (TMK m. 169 [1]). Çocuğun dava boyunca kimde kalacağı ve diğer ebeveynle nasıl görüşeceği bu çerçevede geçici olarak düzenlenebilir. Geçici düzenleme, nihai velayet kararının ne olacağını tek başına göstermez.

Büyükanne veya büyükbaba torunla görüşme talep edebilir mi?

Olağanüstü hâller varsa ve çocuğun menfaatine uygunsa, kişisel ilişki kurma hakkı anne ve baba dışındaki kişilere, özellikle akrabalara da tanınabilir (TMK m. 325 [1]). Bu, kendiliğinden doğan bir hak değildir; mahkemenin değerlendirmesine bağlıdır.

Velayet sahibi, mahkemenin belirlediği görüşmeleri engellerse ne olur?

Çocuk teslimi ve kişisel ilişkiye dair kararlar, Adalet Bakanlığının adli destek ve mağdur hizmetleri müdürlüklerince yerine getirilir (5395 sayılı Kanun m. 41/A [8]). Kişisel ilişkiye dair teslim emrine aykırı davranan, bir ay içinde yapılacak şikâyet üzerine üç günden on güne kadar disiplin hapsiyle cezalandırılabilir (5395 sayılı Kanun m. 41/F). Kişisel ilişkinin sürekli engellenmesi, velayetin değiştirilmesi talebinde de değerlendirilebilir (TMK m. 324/3).

Velayet ne zaman sona erer?

Velayet ergin olmayan çocuklar içindir. Erginlik 18 yaşın doldurulmasıyla başlar; evlenme de kişiyi ergin kılar (TMK m. 11 [1]). Hâkim vasi atanmasına gerek görmedikçe, kısıtlanan ergin çocuklar anne ve babanın velayeti altında kalır (TMK m. 335/2). Bakım borcunun süresi ise ayrıca düzenlenmiştir; çocuk ergin olduğu hâlde eğitimi devam ediyorsa anne ve babanın bakım borcu belirli koşullarla sürebilir (TMK m. 328 [1]).

Hukuki dayanaklar ve kaynaklar

  1. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 11, 166/3, 169, 182, 183, 323, 324, 325, 328, 335, 336, 337, 339–342, 348, 349, 352
  2. 2. HD, E. 2025/6482, K. 2026/860, 2.2.2026
  3. 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun, m. 2, 4, 5
  4. 2. HD, E. 2022/1691, K. 2022/3905, 25.4.2022
  5. 2. HD, E. 2025/9730, K. 2026/5995, 3.6.2026
  6. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, m. 41
  7. Çocuk Haklarına Dair Sözleşme, m. 3, 12
  8. 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu, m. 4/1-b, 41/A, 41/B, 41/F
  9. 2. HD, E. 2025/5620, K. 2026/3064, 24.3.2026
  10. 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun, m. 5/1-ç ve 5/3
  11. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m. 189/2, 281, 282
  12. 2. HD, E. 2016/15771, K. 2017/1737, 20.2.2017
  13. 2. HD, E. 2022/1902, K. 2022/2470, 15.3.2022

Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Her somut olay kendi koşullarıyla değerlendirilmelidir.

Tüm hukuki yazılar