YALÇIN & AKSUHUKUK BÜROSU Hukuki Yazılar
TREN

Aile Hukuku

Uzaklaştırma Kararı Nasıl Alınır? Başvuru Süreci, Koruyucu Tedbirler ve Kararın İhlali

KISA CEVAP

Şiddete uğrayan veya şiddet tehlikesi altında olan kişi; aile mahkemesine, Cumhuriyet başsavcılığına ya da polis veya jandarmaya başvurarak şiddet uygulayanın evden uzaklaştırılmasını, kendisine, evine, okuluna ve işyerine yaklaşmamasını ve kendisini rahatsız etmemesini isteyebilir. Başvuru için harç veya masraf alınmaz; karar ilk defasında en çok altı ay için verilir, gerekirse uzatılır. Karara uymayan kişi hakkında, eylemi ayrıca suç oluştursa bile, hâkim kararıyla zorlama hapsi uygulanır (6284 sayılı Kanun m. 5, 8, 13, 20 [1]).

1. Uzaklaştırma kararı nedir?

“Uzaklaştırma kararı” günlük dilde kullanılan bir ifadedir. Hukuki dayanağı, 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'dur. Kanun iki tür tedbir öngörür (6284 sayılı Kanun m. 3–5 [1]):

  • Koruyucu tedbir: Şiddet gören kişiyi korumaya yönelik kararlardır. Barınma yeri sağlanması, geçici maddi yardım, hayati tehlike varsa geçici koruma, işyerinin değiştirilmesi, evli kişiye ayrı yerleşim yeri belirlenmesi gibi.
  • Önleyici tedbir: Şiddet uygulayan kişiye yönelik yasak ve yükümlülüklerdir. Evden uzaklaştırma, yaklaşmama ve iletişim yasağı bu gruptadır. Halk arasında “uzaklaştırma kararı” denilen karar, çoğunlukla bu önleyici tedbirlerden biri veya birkaçıdır.

Kanundaki şiddet tanımı geniştir: fiziksel ve cinsel şiddetin yanında psikolojik, sözlü ve ekonomik şiddet, bunlara yönelik tehdit ve baskı ile özgürlüğün keyfî olarak engellenmesi de şiddet sayılır (6284 sayılı Kanun m. 2 [1]). Yani tedbir istemek için fiziksel bir saldırının gerçekleşmiş olması şart değildir; şiddete uğrama tehlikesi de yeterlidir.

2. Kimler başvurabilir?

Kanun; şiddete uğrayan veya uğrama tehlikesi bulunan kadınları, çocukları, aile bireylerini ve tek taraflı ısrarlı takip mağdurlarını korur (6284 sayılı Kanun m. 1 [1]). Bundan çıkan sonuçlar:

  • Evli olmak veya aynı evde yaşamak şart değildir. Ev içi şiddet, taraflar aynı haneyi paylaşmasa da aile bireyleri arasında gerçekleşen şiddeti kapsar (m. 2). Örneğin ayrı yaşayan eşler bu kapsamdadır. Kadına yönelik şiddet ise şiddet uygulayanla aradaki ilişkiden bağımsız olarak tanımlanmıştır (m. 2).
  • Israrlı takip mağdurları, şiddet uygulayanla aralarında aile bağı veya ilişki bulunup bulunmadığına bakılmaksızın korunur (Uygulama Yönetmeliği m. 3 [2]).
  • Erkekler de başvurabilir. Kanunun adı kadına karşı şiddete vurgu yapsa da aile bireyleri ve ısrarlı takip mağdurları cinsiyetten bağımsız olarak korunur.
  • Başkası da bildirebilir. Şiddet veya şiddet tehlikesini öğrenen herkes durumu resmî mercilere ihbar edebilir; ihbarı alan kamu görevlileri gecikmeden harekete geçmekle yükümlüdür (6284 sayılı Kanun m. 7 [1]).

3. Uzaklaştırma kararı için nereye başvurulur?

Tedbir kararı; ilgilinin kendi talebiyle ya da Bakanlık birimleri, kolluk veya Cumhuriyet savcısının başvurusuyla verilir. Kanun, başvurunun en çabuk ve en kolay ulaşılabilecek yerdeki hâkime, mülkî amire veya kolluğa yapılabileceğini söyler (6284 sayılı Kanun m. 8/1 [1]). Başlıca başvuru yerleri:

NereyeNe olur?
Polis veya jandarmaGecikmesinde sakınca varsa kolluk amiri; şiddet uygulayanın evden uzaklaştırılması, yaklaşmama ve hakaret/tehdit yasağı gibi tedbirleri hemen alabilir. Bu tedbirler hâkimin onayına sunulur; hâkim 24 saat içinde onaylamazsa kendiliğinden kalkar (6284 sayılı Kanun m. 5/2 [1]).
Cumhuriyet başsavcılığıBaşvuru, tedbir kararı verilmek üzere ivedilikle hâkime veya mülkî amire gönderilir (Uygulama Yönetmeliği m. 5/2 [2]).
Aile mahkemesiDoğrudan dilekçeyle başvurulabilir. Kanundaki “hâkim” aile mahkemesi hâkimidir (m. 2). Aile mahkemesi olmayan yerlerde, Hâkimler ve Savcılar Kurulunca belirlenen asliye hukuk mahkemesi bakar (4787 sayılı Kanun m. 2 [3]).
Valilik veya kaymakamlıkBarınma yeri, geçici maddi yardım, danışmanlık, geçici koruma ve kreş desteği gibi koruyucu tedbirlere karar verebilir (6284 sayılı Kanun m. 3 [1]).
ŞÖNİM ve Aile ve Sosyal Hizmetler il/ilçe müdürlükleriŞiddet Önleme ve İzleme Merkezleri (ŞÖNİM) danışmanlık, yönlendirme ve izleme hizmeti verir; şikâyetleri olayın niteliğine göre kolluğa, savcılığa veya hâkime iletir (Uygulama Yönetmeliği m. 4/4).

Acil bir tehlike varsa beklemeden 112'yi aramak veya KADES uygulamasını kullanmak mümkündür. KADES, Emniyet Genel Müdürlüğünce şiddet gören veya şiddet tehlikesi altındaki kadınlar için hazırlanan ve tek tuşla kolluğa ihbar imkânı veren resmî uygulamadır (İçişleri Bakanlığı [4]). Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının ALO 183 hattı yedi gün yirmi dört saat ücretsiz hizmet verir (Kadının Statüsü Genel Müdürlüğü [5]).

Başvurunun maliyeti var mı, avukat gerekir mi?

Bu Kanun kapsamındaki başvurular ve kararların uygulanması için yargılama gideri, harç, posta gideri veya başka bir ad altında masraf alınmaz (6284 sayılı Kanun m. 20 [1]). Kanun, başvurunun avukat aracılığıyla yapılmasını şart koşmaz. Avukatlık ücretini karşılayamayan kişiler barolardaki adli yardım bürolarına başvurabilir (Adalet Bakanlığı [6]).

Delil sunmak zorunlu mu?

Kanun bu konuda iki ayrı kural koyar (6284 sayılı Kanun m. 8/3 [1]):

  • Koruyucu tedbir kararı verilebilmesi için şiddetin uygulandığına dair delil veya belge aranmaz.
  • Önleyici tedbir kararı (uzaklaştırma, yaklaşmama gibi) geciktirilmeden verilir; kararın, Kanunun amacını tehlikeye sokacak şekilde geciktirilmesi yasaktır.

Bu nedenle başvuru yapmak için önce belge toplamayı beklemek gerekmez. Yine de varsa sağlık raporu, tehdit içeren mesajlar, arama kayıtları veya olayı gören kişilerin isimleri başvuruda belirtilebilir. Bu bilgiler hem tedbirin kapsamının belirlenmesinde hem de olası bir itiraz incelemesinde işe yarayabilir.

4. Hâkim hangi tedbirlere karar verebilir?

Hâkim, şiddet uygulayan hakkında aşağıdaki önleyici tedbirlerden birine, birkaçına veya uygun gördüğü benzer tedbirlere karar verebilir (6284 sayılı Kanun m. 5/1 [1]):

TedbirAnlamı
Şiddet tehdidi, hakaret ve aşağılama yasağıKorunan kişiye yönelik tehdit, hakaret veya küçük düşürücü söz ve davranışlarda bulunmamak
Evden uzaklaştırmaOrtak konuttan veya bulunduğu yerden derhâl uzaklaştırılmak; ortak konutun korunan kişiye tahsis edilmesi
YaklaşmamaKorunan kişiye, bulunduğu konuta, okula ve işyerine yaklaşmamak
Yakınlara ve tanıklara yaklaşmamaGerekirse korunan kişinin yakınlarına, tanıklara ve (kişisel ilişki düzenlemesi saklı kalmak üzere) çocuklara yaklaşmamak
Çocukla görüşmenin düzenlenmesiDaha önce verilmiş kişisel ilişki kararı varsa görüşmenin refakatçi eşliğinde yapılması, sınırlanması veya kaldırılması
Eşyalara zarar vermemeKorunan kişinin şahsi eşyalarına ve ev eşyalarına zarar vermemek
İletişim yasağıKorunan kişiyi telefon, mesaj, sosyal medya gibi iletişim araçlarıyla veya başka şekilde rahatsız etmemek
Silah teslimiRuhsatlı silahları kolluğa; görevi gereği taşıdığı silahı kurumuna teslim etmek
Alkol/madde ve tedaviKorunan kişinin bulunduğu yerlerde alkol veya madde kullanmamak; gerekirse muayene ve tedaviye yönlendirilmek

Bunlara ek olarak hâkim:

  • Korunan kişi için işyeri değişikliği, evli ise ayrı yerleşim yeri belirlenmesi, Türk Medeni Kanunundaki şartlar varsa ve korunan kişi talep ederse tapuya aile konutu şerhi konulması gibi koruyucu tedbirlere karar verebilir (6284 sayılı Kanun m. 4 [1]).
  • Velayet, kişisel ilişki ve nafaka konularında karar verebilir. Şiddet uygulayan ailenin geçimini sağlıyor veya geçimine katkıda bulunuyorsa ve henüz nafakaya hükmedilmemişse, talep edilmese bile tedbir nafakasına hükmedebilir (m. 5/3–4).
  • Gerekirse korunan kişinin ve aile bireylerinin kimlik ve adres bilgilerinin tüm resmî kayıtlarda gizli tutulmasına karar verebilir (m. 8/6). Bu durumda korunan kişiye yapılacak tebligatlarda ŞÖNİM'in adresi kullanılır (Uygulama Yönetmeliği m. 32 [2]).
  • Talep hâlinde kişisel eşya ve belgelerin kolluk eşliğinde teslim edilmesini sağlar (m. 8/7).

Evden uzaklaştırılma, kişinin o konutun kira, elektrik, su, doğalgaz gibi giderlerini karşılamaya devam etmesine engel değildir; hâkim ayrıca tedbir süresince kira sözleşmesini feshetmemesine karar verebilir (Uygulama Yönetmeliği m. 19/3 [2]).

Bilmekte fayda var:

Tedbir kararlarının alınması ve uygulanması aşamasında şiddet mağduru ile şiddet uygulayan arasında uzlaşma veya arabuluculuk önerilemez (Uygulama Yönetmeliği m. 35/3 [2]).

Elektronik kelepçe ile takip

Hâkim, tedbirlerin uygulanmasında teknik araç ve yöntemler kullanılmasına karar verebilir; ancak bu yolla kişilerin sesi ve görüntüsü dinlenemez, izlenemez, kayda alınamaz (6284 sayılı Kanun m. 12 [1]). Uygulamada “elektronik kelepçe” olarak bilinen bu takip kararı ŞÖNİM, kolluk, şiddet mağduru veya Cumhuriyet savcısı tarafından aile mahkemesinden istenir; ayrı bir tedbir kararı olmadan tek başına uygulanamaz. İzleme, Emniyet Genel Müdürlüğündeki izleme merkezinde yapılır (Teknik Yöntemlerle Takip Yönetmeliği m. 4, 10, 12 [7]).

5. Karar ne kadar sürer, nasıl uzatılır?

  • Süre: Tedbir kararı ilk defasında en çok altı ay için verilebilir. Şiddet veya şiddet tehlikesinin devam edeceği anlaşılırsa, mahkeme kendiliğinden ya da korunan kişinin, Bakanlık birimlerinin veya kolluğun talebiyle tedbirin süresini veya şeklini değiştirebilir ya da aynen devamına karar verebilir (6284 sayılı Kanun m. 8/2 [1]).
  • Kaldırılma: Şiddet tehlikesinin ortadan kalktığı anlaşılırsa kararı veren merci tedbiri kaldırabilir; kaldırma kararı korunan kişiye de tebliğ edilir (Uygulama Yönetmeliği m. 30/4 [2]).
  • Tebliğ: Karar hem korunan kişiye hem şiddet uygulayana bildirilir; şiddet uygulayana, karara uymazsa zorlama hapsi uygulanacağı ihtar edilir. Tedbir talebinin reddi ise yalnızca korunan kişiye tebliğ edilir (m. 8/4–5). Kararın henüz tebliğ edilmemiş olması, uygulanmasına engel değildir (m. 10/5).
  • Denetim: Önleyici tedbirlere uyulup uyulmadığını kolluk denetler; korunan kişinin evinin haftada en az bir kez ziyaret edilmesi bu denetimin yollarından biridir (Uygulama Yönetmeliği m. 35/5 [2]).

6. Uzaklaştırma kararına nasıl itiraz edilir?

Kanun, kararlara “ilgililer”in itiraz edebileceğini söyler; bu, hakkında karar verilen kişiyi ve talebi reddedilen korunan kişiyi kapsar. Kurallar (6284 sayılı Kanun m. 9 [1]):

  • Süre: Kararın tefhim (yüze karşı bildirilmesi) veya tebliğ tarihinden itibaren iki hafta.
  • Merci: Aile mahkemesi. Hâkimin verdiği kararlarda dosya, aynı yerdeki bir sonraki numaralı aile mahkemesine; tek aile mahkemesi varsa asliye hukuk mahkemesine gönderilir.
  • Karar: İtiraz mercii bir hafta içinde karar verir ve bu karar kesindir. İtiraz kural olarak duruşma yapılmadan incelenir; hâkim gerekli görürse tarafları dinleyebilir (Uygulama Yönetmeliği m. 34 [2]).

Kanunda itirazın kararın uygulanmasını durduracağına dair bir hüküm yoktur. Elektronik takip kararları için ise itirazın uygulamayı durdurmadığı açıkça yazılıdır (Teknik Yöntemlerle Takip Yönetmeliği m. 14/2). Bu nedenle hakkında karar verilen kişinin, itiraz sonuçlanana kadar karara uyması gerekir.

7. Uzaklaştırma kararı ihlal edilirse ne olur?

Karar ihlal edildiğinde korunan kişi 112'yi arayabilir, KADES'i kullanabilir veya en yakın polis ya da jandarma birimine başvurabilir. Kolluk ihlali tutanakla tespit eder; tutanak Cumhuriyet başsavcılığı aracılığıyla aile mahkemesine gönderilir (Uygulama Yönetmeliği m. 38/1 [2]).

Zorlama hapsi

Tedbir kararına aykırı davranan kişi, eylemi ayrıca bir suç oluştursa bile hâkim kararıyla zorlama hapsine tabi tutulur (6284 sayılı Kanun m. 13 [1]):

DurumZorlama hapsi süresi
İlk ihlal3 günden 10 güne kadar
Her tekrar15 günden 30 güne kadar
Toplam üst sınır6 ay

Zorlama hapsi bir ceza mahkûmiyeti değildir; kişiyi karara uymaya zorlamak için uygulanan bir yaptırımdır. Bu yüzden zorlama hapsi kararları adli sicile işlenmez ve tekerrüre esas olmaz. Karar verilebilmesi için, zorlama hapsi ihtarını içeren tedbir kararının şiddet uygulayana önceden tefhim veya tebliğ edilmiş olması gerekir. Zorlama hapsi kararı kural olarak duruşma yapılmadan verilir; hâkim gerekli görürse ilgilileri dinleyebilir. Bu karara karşı da iki hafta içinde itiraz edilebilir (Uygulama Yönetmeliği m. 34, 38 [2]).

Ayrıca suç oluşturan eylemler

6284 sayılı Kanundaki tedbirler, ceza soruşturmasının yerine geçmez. Eylem ayrıca suç oluşturuyorsa, soruşturma ve kovuşturmadaki koruma tedbirlerine ve mahkûmiyet hâlinde cezanın infazına ilişkin hükümler saklıdır (m. 6). Örneğin:

  • Israrlı takip: Hakkında uzaklaştırma veya konuta, okula ya da işyerine yaklaşmama tedbiri verilmiş kişinin ısrarlı takip suçunu işlemesi hâlinde ceza, bir yıldan üç yıla kadar hapistir. Bu suçun soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlıdır (TCK m. 123/A [8]).
  • Ceza soruşturmasında adli kontrol: Şiddet nedeniyle ceza soruşturması başlamışsa hâkim, şüpheliyi tutuklamak yerine “belirlenen yer veya bölgelere gitmemek” gibi adli kontrol yükümlülükleri altına alabilir. Bu yükümlülüğü isteyerek yerine getirmeyen kişi hakkında tutuklama kararı verilebilir (CMK m. 109, 112 [9]). Bu, 6284 sayılı Kanundaki tedbirden ayrı bir yoldur ve ikisi birlikte uygulanabilir.
  • Elektronik kelepçeye zarar vermek: İzleme cihazına zarar verilmesi veya kullanımının engellenmesi hem karar ihlali sayılır hem de savcılığa suç duyurusu konusu yapılır (Teknik Yöntemlerle Takip Yönetmeliği m. 18 [7]).

8. Varsayımsal örnek

Bu örnek tamamen varsayımsaldır. A, ayrı yaşadığı eşi B'nin kendisini telefonla tehdit ettiğini ve işyerinin önünde beklediğini anlatarak gece saatinde karakola başvurur. Kolluk amiri, gecikmesinde sakınca bulunduğunu değerlendirerek B hakkında tehdit yasağı ile A'ya ve işyerine yaklaşmama tedbirlerini alır ve evrakı hâkime gönderir. Aile mahkemesi hâkimi bu tedbirleri onaylar, bunlara iletişim araçlarıyla rahatsız etme yasağını da ekler ve üç ay süreyle karar verir; karar zorlama hapsi ihtarıyla B'ye tebliğ edilir. İki hafta sonra B, A'ya sosyal medya üzerinden mesaj gönderir. A mesajların ekran görüntüleriyle karakola başvurur; kolluk tutanak tutar ve dosya savcılık aracılığıyla aile mahkemesine gider. Hâkim B hakkında zorlama hapsine karar verir. A ayrıca ısrarlı takip nedeniyle savcılığa şikâyette bulunur; bu şikâyet ayrı bir ceza soruşturması olarak yürür.

9. Sık sorulan sorular

Boşanma davası açmadan uzaklaştırma kararı alınabilir mi?

Evet. 6284 sayılı Kanundaki tedbirler bir dava açılmasına bağlı değildir; evli olmayanlar da başvurabilir. Görülmekte olan bir boşanma davasında da tedbir istenebilir; bu kararlara karşı esas davadan bağımsız olarak itiraz edilebilir (Uygulama Yönetmeliği m. 34/5).

Ev karşı tarafın adına kayıtlıysa yine de evden uzaklaştırılabilir mi?

Kanun, ortak konuttan uzaklaştırma ve konutun korunan kişiye tahsisi için evin kime ait olduğuna dair bir şart koymaz (m. 5/1-b). Tedbir, mülkiyeti değiştirmez; yalnızca tedbir süresince evin kullanımını düzenler.

Barıştık. Karar kendiliğinden kalkar mı?

Hayır. Karar, süresi dolana veya kararı veren merci kaldırana kadar yürürlüktedir. Durum değiştiyse mahkemeden tedbirin kaldırılması istenebilir (Uygulama Yönetmeliği m. 30/4). Yönetmelik, korunan kişinin tedbir kararına uymamasının da kolluk amiri tarafından tutanakla tespit edileceğini düzenler (m. 35/7). Tarafların kendi aralarında yeniden görüşmeye başlamasının ihlal değerlendirmesine etkisi uygulamada tartışmalıdır; bu nedenle önce mahkemeye başvurmak daha güvenlidir.

Hakkımda uzaklaştırma kararı verildi. Bu, sabıka kaydıma işler mi?

6284 sayılı Kanuna göre verilen tedbir kararı bir ceza mahkûmiyeti değildir. Karara aykırılık nedeniyle verilen zorlama hapsi kararları da adli sicile işlenmez (Uygulama Yönetmeliği m. 38/7). Aynı olay nedeniyle ayrıca açılan bir ceza davasının sonucu ise ayrıca değerlendirilir.

Yabancı uyruklu biri başvurabilir mi?

Kural olarak evet. Uygulama Yönetmeliği, şiddet mağdurunu mütekabiliyet ilkesi çerçevesinde uyruğuna bakılmaksızın tanımlar (m. 3/1-n). Kanun ve Yönetmelik, yabancılar için ayrı bir başvuru yeri veya usul öngörmez.

Hukuki dayanaklar ve kaynaklar

  1. 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun (RG 20/3/2012, 28239), m. 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10/5, 12, 13, 20
  2. 6284 Sayılı Kanuna İlişkin Uygulama Yönetmeliği (RG 18/1/2013, 28532), m. 3, 4, 5, 19, 29, 30, 31, 32, 34, 35, 38
  3. 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun, m. 2
  4. İçişleri Bakanlığı, KADES tanıtım sayfası
  5. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Kadının Statüsü Genel Müdürlüğü, “Şiddete Maruz Kalındığında” sayfası
  6. Adalet Bakanlığı, “Ne Yapabilirim?” sayfası
  7. 6284 Sayılı Kanun Kapsamında Teknik Yöntemlerle Takip Sistemlerinin Kullanılmasına Dair Yönetmelik (RG 4/9/2021, 31588), m. 4, 10, 11, 12, 13, 14, 18
  8. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, m. 123/A
  9. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, m. 109/3 (j–l bentleri 6352 sayılı Kanunla eklendi), m. 112

Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Her somut olay kendi koşullarıyla değerlendirilmelidir.

Tüm hukuki yazılar