Aile Hukuku
Nafaka Artırım Davası Nasıl Açılır? Şartları, Deliller ve Değerlendirme Ölçütleri
KISA CEVAP
Mahkemece belirlenmiş bir nafaka, tarafların mali durumu değiştiğinde veya hakkaniyet gerektirdiğinde artırılabilir. Bunun için nafaka alacaklısının (ya da çocuk adına, çocuğa fiilen bakan ebeveynin) aile mahkemesine nafaka artırım davası açması gerekir; artış kendiliğinden olmaz. Hâkim, nafakanın belirlendiği tarihten bu yana ihtiyaçların ve ödeme gücünün nasıl değiştiğine bakar ve yeni tutarı, ödeyecek kişinin mali gücünü gözeterek belirler (TMK m. 175, 176/4, 182, 329, 330, 331 [1]).
1. Nafaka artırım davası nedir?
Nafaka, bir kişinin geçimine katkı için başka birinin düzenli olarak ödediği paradır. Nafaka artırım davası, daha önce mahkeme kararıyla (anlaşmalı boşanmada hâkimin onayladığı protokolle) belirlenmiş aylık nafakanın yükseltilmesi için açılan davadır.
Kanun, bir kez belirlenen nafakanın sonsuza kadar aynı kalmasını öngörmez. Boşanmadan sonra ödenen nafakalar için TMK m. 176/4, “tarafların malî durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hâllerde” nafakanın artırılabileceğini veya azaltılabileceğini söyler. Çocuk için ödenen nafakada ise “durumun değişmesi hâlinde” hâkim, istem üzerine tutarı yeniden belirler (TMK m. 331 [1]).
2. Hangi nafakalar için artırım istenebilir?
| Nafaka türü | Ne için ödenir? | Artırımın dayanağı |
|---|---|---|
| İştirak nafakası | Velayeti almayan ebeveynin, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine “gücü oranında” katılması | TMK m. 182, 330, 331 [1] |
| Yoksulluk nafakası | Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek eşe, diğer eşin mali gücü oranında ödenen nafaka | TMK m. 175, 176/4 [1] |
| Yardım nafakası | Yardım edilmezse yoksulluğa düşecek üstsoy, altsoy ve (refah içindeki) kardeşler arasında | TMK m. 364, 365 [1] |
Boşanma davası hâlâ sürüyorsa: Dava süresince ödenen nafaka (uygulamada tedbir nafakası denir), hâkimin davanın devamı süresince aldığı geçici önlemlerden biridir (TMK m. 169 [1]). Tedbir nafakasına ilişkin talepler bu nedenle görülmekte olan boşanma davasını ilgilendirir ve bu yazının konusu dışındadır.
Bu yazı, en sık karşılaşılan iki türe, yani boşanma sonrası iştirak ve yoksulluk nafakasının artırılmasına odaklanır.
3. Artırım için hangi şartlar aranır?
Kanundaki kural
- Yoksulluk nafakası: Tarafların mali durumunun değişmesi veya hakkaniyetin gerektirmesi (TMK m. 176/4). Hakkaniyet, hâkimin somut olayın özelliklerine göre adil olanı araması demektir; kanun takdir yetkisi tanıdığında hâkim “hukuka ve hakkaniyete göre karar verir” (TMK m. 4 [1]).
- İştirak nafakası: Durumun değişmesi (TMK m. 331). Yeni tutar belirlenirken çocuğun ihtiyaçları, ana ve babanın hayat koşulları ve ödeme güçleri ile çocuğun varsa kendi gelirleri dikkate alınır (TMK m. 330 [1]).
Uygulamada aranan değişiklikler
Kanun “değişiklik” kavramını tek tek saymaz. Uygulamada en sık ileri sürülen durumlar şunlardır:
- Paranın alım gücünün düşmesi, yani enflasyon nedeniyle nafakanın gerçek değerinin azalması
- Çocuğun büyümesi; okul, kurs, sağlık gibi giderlerinin artması
- Nafaka ödeyen kişinin gelirinin belirgin biçimde yükselmesi (terfi, yeni iş, miras, kira geliri gibi)
- Nafaka alan kişinin ihtiyaçlarının artması veya gelirinin azalması
Artırım, ödeyen kişinin mali gücüyle sınırlıdır. Alacaklının ihtiyacı artmış olsa bile, ödeyen kişinin ödeme gücü de değerlendirilir (TMK m. 175, 182, 330).
4. Hâkim yeni tutarı neye göre belirler?
Kanunda bir formül veya sabit oran yoktur; tutar hâkimin takdirindedir. Değerlendirmede öne çıkan ölçütler:
- Geçen süre: Nafakanın belirlendiği (veya en son artırıldığı) tarih ile artırım davasının açıldığı tarih arasında geçen süre.
- Ekonomik göstergeler: Bu sürede paranın değerindeki değişim. Uygulamada bu değişim için TÜİK'in yayımladığı fiyat endekslerine (ÜFE veya TÜFE) bakılabilmektedir; hangi endeksin esas alınacağı konusunda uygulama her dosyada aynı değildir.
- Tarafların sosyal ve ekonomik durumu: Gelir, mülk, borç, bakmakla yükümlü olunan kişiler, yaşam standardı.
- Alacaklının ihtiyaçları: Özellikle çocuğun yaşı ve eğitim durumu.
- Hakkaniyet: Bütün bu bilgilerin, iki taraf için de adil bir sonuç verecek şekilde birlikte değerlendirilmesi.
Kararda yıllık artış öngörülmüşse
Hâkim, istem hâlinde, nafakanın gelecek yıllarda tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre ne miktarda ödeneceğine baştan karar verebilir (TMK m. 176/5 [1]; iştirak nafakası için m. 182 ve 330). Kararda veya onaylı protokolde “her yıl TÜFE/ÜFE oranında artırılır” gibi bir hüküm varsa, bu artış için yeniden dava açmak gerekmez.
Böyle bir hüküm, tarafların mali durumunda bu artışın karşılayamadığı önemli bir değişiklik olduğunda ayrıca artırım davası açılmasını kanun metni bakımından engellemez (TMK m. 176/4, 331). Ancak kesinleşmiş artış hükmünün davada nasıl dikkate alınacağı somut dosyaya göre değerlendirilir.
5. Nafaka artırım davası nasıl açılır?
Görevli ve yetkili mahkeme
- Görevli mahkeme: Aile mahkemesi; bulunmayan yerlerde aile mahkemesi sıfatıyla bakan asliye hukuk mahkemesi. Aile mahkemeleri, TMK'nın aile hukukunu düzenleyen İkinci Kitabından (vesayete ilişkin Üçüncü Kısım hariç) doğan dava ve işlere bakar (4787 sayılı Kanun m. 2 ve 4 [2]).
- Yetkili mahkeme: Boşanmadan sonra açılacak nafaka davalarında, nafaka alacaklısının yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir (TMK m. 177 [1]). Genel yetki kuralı ise davalının dava tarihindeki yerleşim yeri mahkemesidir (HMK m. 6 [3]). Yardım nafakasında taraflardan birinin yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir (TMK m. 365). Somut dosyada hangi mahkemenin seçileceği dava açmadan önce kontrol edilmelidir.
- Davayı kim açar? İştirak nafakasında çocuğa fiilen bakan ana veya baba, diğerine karşı çocuk adına dava açabilir (TMK m. 329 [1]). Yoksulluk nafakasında davayı nafaka alacaklısı eski eş açar.
Dilekçede neler yer almalı?
Dava dilekçesinde kanunen bulunması gerekenler arasında; tarafların kimlik ve adres bilgileri, davanın konusu ve değeri, olayların sıra numarasıyla özeti, her olayın hangi delille ispat edileceği, hukuki sebepler ve açık talep sonucu vardır (HMK m. 119 [3]). Nafaka artırımında pratikte şunlar açıkça yazılmalıdır:
- Mevcut nafakayı belirleyen kararın mahkemesi, esas/karar numarası ve kesinleşme tarihi
- Şu anki aylık nafaka tutarı ve varsa kararla yapılmış yıllık artışlar
- İstenen yeni aylık tutar
- İsteniyorsa, gelecek yıllar için artış yöntemi (TMK m. 176/5)
Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; talep edilenden fazlasına veya başka bir şeye karar veremez (HMK m. 26 [3]). Örneğin gelecek yıllar için otomatik artış istenmemişse, mahkeme bunu kendiliğinden karara yazamaz.
Usul, harç ve süre
- Basit yargılama usulü: Her çeşit nafaka davası basit yargılama usulüne tabidir (HMK m. 316/1-ç [3]).
- Adli tatil: Nafaka davaları adli tatilde de görülür (HMK m. 103 [3]).
- Harç: Dava açılırken başvurma harcı ve gider avansı yatırılır. Nafaka verilmesine dair hükümlerde karar ve ilam harcı, bir yıllık nafaka tutarı üzerinden nispi olarak hesaplanır (492 sayılı Harçlar Kanunu, (1) sayılı Tarife, III-1-d [4]). Güncel tutarlar her yıl değiştiğinden ilgili adliyeden öğrenilmelidir.
- Süre: Kanunda nafaka artırım davası için bir dava açma süresi öngörülmemiştir; koşullar değiştiğinde dava açılabilir.
6. Hangi deliller kullanılır?
Artırım davasında ispat edilmesi gereken iki şey vardır: ihtiyacın arttığı ve ödeyen kişinin buna gücünün yettiği. Sık kullanılan deliller:
| Ne ispatlanacak? | Örnek deliller |
|---|---|
| Ödeyen kişinin geliri ve malvarlığı | Maaş bordrosu, SGK hizmet ve kazanç kayıtları, vergi kayıtları, tapu ve araç kayıtları, şirket ortaklığı bilgileri |
| Çocuğun artan giderleri | Okul, servis, kurs, kira, sağlık ve tedavi giderlerine ilişkin fatura ve belgeler |
| Alacaklının mali durumu | Gelir belgeleri, kira sözleşmesi, borç ve kredi belgeleri |
| Yaşam standardı | Tanık beyanları; uygulamada mahkemenin yaptırabildiği sosyal ve ekonomik durum araştırması |
Mahkeme gerekirse, Adalet Bakanlığınca görevlendirilen psikolog, pedagog veya sosyal çalışmacı gibi uzmanlardan da yararlanabilir (4787 sayılı Kanun m. 5 [2]). Ancak nafaka artırım davalarında belirleyici olan genellikle gelir ve gider belgeleridir.
7. Artırılan nafaka ne zamandan itibaren ödenir?
Kanunda artırılan nafakanın hangi tarihten itibaren ödeneceğini gösteren açık bir hüküm yoktur; başlangıç tarihi artırım kararında belirtilir. Nafaka kendiliğinden artmadığı ve hâkim ancak istem üzerine karar verdiği için (TMK m. 176/4, 331 [1]), koşulların değiştiğini düşünen kişinin dava açma zamanlamasını önceden değerlendirmesi yararlı olur.
8. Yoksulluk nafakasında güncel gelişme: “süresiz” ibaresinin iptali
Anayasa Mahkemesi, TMK m. 175/1'deki yoksulluk nafakasının “süresiz olarak” istenebileceğini düzenleyen ibareyi Anayasa'ya aykırı bularak iptal etmiştir. İptal kararı, Resmî Gazete'de yayımlandığı 30 Eylül 2026'dan başlayarak dokuz ay sonra, yani 30 Haziran 2027'de yürürlüğe girecektir (AYM, E. 2025/156, K. 2026/131, 4.6.2026; RG 30.9.2026, sayı 33386 [5]).
Bu karar, nafakanın artırılması veya azaltılmasını düzenleyen TMK m. 176/4'ü iptal etmemiştir. Kanun koyucunun yoksulluk nafakasının süresine ilişkin yapacağı yeni düzenleme ve bunun mevcut nafakalara nasıl uygulanacağı henüz belli değildir; yoksulluk nafakası artırımı isteyen kişilerin bu gelişmeyi takip etmesi yararlı olur.
9. Varsayımsal örnek
Bu örnek tamamen varsayımsaldır. C ile D 2021'de boşanmıştır. Kararla, velayet anneye verilmiş ve baba D'nin aylık iştirak nafakası ödemesine hükmedilmiştir; kararda yıllık artış öngörülmemiştir. Aradan geçen sürede çocuk ilkokuldan ortaokula geçmiş, servis ve kurs giderleri doğmuştur; D ise terfi ederek daha yüksek maaş almaya başlamıştır. Anne, çocuk adına aile mahkemesine artırım davası açar; okul ve kurs faturalarını sunar, D'nin SGK ve maaş kayıtlarının getirtilmesini ister ve gelecek yıllar için artış yöntemi belirlenmesini de talep eder. Mahkeme, geçen süreyi, ekonomik göstergeleri ve iki tarafın güncel durumunu birlikte değerlendirerek yeni tutarı belirler. Sonuç, somut belgelere ve hâkimin takdirine bağlıdır.
10. Sık sorulan sorular
Nafaka ödeyen taraf da artırım davası açabilir mi?
Hayır, artırım alacaklının yararına olduğu için davayı alacaklı açar. Ödeyen taraf ise koşullar değiştiğinde nafakanın azaltılmasını veya kaldırılmasını isteyebilir (TMK m. 176/3-4, 331).
Çocuk 18 yaşını doldurunca iştirak nafakası ne olur?
Ana ve babanın bakım borcu kural olarak çocuğun ergin olmasına kadar sürer. Çocuk ergin olduğu hâlde eğitimine devam ediyorsa, ana ve baba durumun gereklerine göre makul ölçüde eğitimi bitene kadar bakmakla yükümlüdür (TMK m. 328 [1]). Bu durumda talep, artık ergin çocuğun kendisine aittir.
Anlaşmalı boşanma protokolünde belirlenen nafaka da artırılabilir mi?
Evet. Protokol hâkim onayıyla geçerlilik kazanır ve onaylanan nafaka da koşullar değiştiğinde aynı kurallara göre artırılabilir. Protokolde yıllık artış yöntemi yazılıysa önce bu hükmün işletilip işletilmediği kontrol edilmelidir.
Nafaka hiç ödenmiyorsa artırım davası çözüm olur mu?
Hayır. Ödenmeyen nafaka için mevcut karara dayanarak icra takibi yapılır. Artırım davası yalnızca tutarın yükseltilmesine ilişkindir; ikisi ayrı yollardır.
Bir kez artırım aldıktan sonra yeniden dava açılabilir mi?
Kanun bir sınır koymaz. Yeni dava için önceki karardan sonra koşulların yeniden değişmiş olması gerekir; mahkeme son belirlenen tutardan bu yana geçen süreyi ve değişimi değerlendirir.
Dava ne kadar sürer?
Kanunda belirli bir süre yoktur. Süreyi asıl olarak mahkemenin iş yükü ve delillerin (özellikle resmî kurumlardan gelecek kayıtların) toplanma hızı belirler.
Hukuki dayanaklar ve kaynaklar
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 4, 169, 175, 176/3–5, 177, 182, 328, 329, 330, 331, 364, 365
- 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun, m. 2, 4, 5
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m. 6, 26, 103, 119, 316/1-ç
- 492 sayılı Harçlar Kanunu, (1) sayılı Tarife, III-1-d
- Anayasa Mahkemesi, E. 2025/156, K. 2026/131, karar tarihi 4.6.2026
Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Her somut olay kendi koşullarıyla değerlendirilmelidir.