YALÇIN & AKSUHUKUK BÜROSU Hukuki Yazılar
TREN

Ceza Hukuku

İfadeye Çağrıldım, Ne Yapmalıyım?

KISA CEVAP

Önce hangi olay nedeniyle, hangi birime ve hangi sıfatla çağrıldığınızı öğrenin. Şüpheli olarak çağrıldıysanız ifade öncesinde avukatla görüşebilir, avukatın ifadede yanınızda bulunmasını isteyebilir ve suçlamayla ilgili susma hakkınızı kullanabilirsiniz. Kimlik bilgilerinizi ise doğru vermelisiniz.

Çağrıyı görmezden gelmeyin; gidemeyecekseniz mazeretinizi ilgili birime zamanında bildirin. İfade verirken bilmediğiniz konuda tahminde bulunmayın ve tutanağı okumadan imzalamayın. Tanık veya şikâyetçi olarak çağrılan kişinin hak ve yükümlülükleri şüphelininkinden farklıdır.

1. Karakoldan arandım: İlk olarak ne yapmalıyım?

Polis, jandarma veya savcılık tarafından ifadeye çağrılmak, tek başına suçlu bulunduğunuz ya da mutlaka gözaltına alınacağınız anlamına gelmez. Bir olayın tanığı, mağduru veya hakkında araştırma yapılan kişi olabilirsiniz. İlk adım, çağrının gerçekliğini ve hangi işlem için yapıldığını netleştirmektir.

  1. Çağıran birimi öğrenin. Birimin adı, adresi, görevlinin bilgisi, görüşme günü ve saati ile varsa soruşturma numarasını not alın.
  2. Aramayı bağımsız olarak doğrulayın. İlgili kurumun resmî iletişim bilgisinden birime ulaşın. Tanımadığınız kişiye banka şifresi, doğrulama kodu veya para göndermeyin.
  3. Hangi sıfatla çağrıldığınızı sorun. Şüpheli, tanık, mağdur veya şikâyetçi olarak dinlenmeniz arasında önemli farklar vardır.
  4. Çağrının konusunu öğrenin. Dosya numarası ve olay bilgisi, avukatın yapacağı değerlendirmeyi kolaylaştırır. Telefonda bütün dosyanın anlatılmaması ile ifade sırasında suçlamanın bildirilmemesi aynı şey değildir.

CMK m. 145, ifade veya sorgu için davetiyede çağrılma nedeninin açıkça belirtilmesini ve gelinmezse zorla getirileceğinin yazılmasını düzenler. Telefonla yapılan her çağrının hukuki sonucu aynı değildir; “yazılı evrak gelmedi, hiçbir şey yapmam gerekmez” varsayımı yerine çağrıyı doğrulamak ve usulünü değerlendirmek gerekir. [1]

2. Şüpheli, tanık ve şikâyetçi arasındaki fark

Günlük dilde hepsine “ifade vermek” denilse de, bu sıfatlar aynı değildir. Teknik olarak şüphelinin kolluk veya savcı tarafından dinlenmesi ifade alma; hâkim veya mahkeme tarafından dinlenmesi sorgudur.

SıfatınızNeden dinlenirsiniz?Temel ayrım
ŞüpheliBir suç işlediğiniz şüphesi araştırılır.Avukat yardımından yararlanabilir ve suçlama hakkında susabilirsiniz.
TanıkOlayla ilgili bildikleriniz sorulur.Doğruyu söyleme yükümlülüğü vardır. Kanuni çekinme hakları dışında genel bir susma hakkı yoktur.
Mağdur / şikâyetçiUğradığınız fiil ve şikâyetiniz açıklığa kavuşturulur.Delillerin toplanmasını isteyebilir, avukat yardımından yararlanabilirsiniz; barodan görevlendirme şartları farklıdır.

Bir olayda hem şikâyetçi hem şüpheli olmanız mümkündür. Tanık olarak başlayan görüşmede sorular sizin suç işlemiş olabileceğinize yöneliyorsa, sıfatınızın ve haklarınızın açıklanmasını isteyin. Başlangıçta kullanılan “bilginize başvuracağız” ifadesi, sonraki işlemin niteliğini tek başına belirlemez. [1]

Tanık, kendisini veya kanunda sayılan yakınlarını ceza kovuşturmasına uğratabilecek sorulara cevap vermekten çekinebilir. Yakınlık veya meslek nedeniyle tanıklıktan çekinme hâlleri de vardır. Bunlar CMK m. 45–48’de düzenlenir; şüphelinin susma hakkıyla aynı kapsamda değildir.

3. İfadeye avukatla gitmeli miyim?

Şüpheli olarak çağrıldıysanız, ifade vermeden önce avukatla görüşmeniz haklarınızı ve dosyanın kapsamını anlamanıza yardımcı olur. Avukat istemek suçlamayı kabul etmek değildir. Müdafi adı verilen savunma avukatı, soruşturmanın her aşamasında hukuki yardım sunabilir ve ifade sırasında yanınızda bulunabilir. [1]

Avukatın görevi yalnızca tutanağa imza atmak değildir. Suçlamayı ve erişilebilen belgeleri inceler, haklarınızı açıklar, lehinize olan delilleri belirler ve beyanınızın doğru kayda geçmesini takip eder. Soruşturma dosyasına erişim bazı suçlarda hâkim kararıyla kısıtlanabileceğinden, her dosyadaki bütün belgelere baştan ulaşılabileceği söylenemez.

Şüpheli veya sanık, kural olarak vekâletname aranmadan avukatıyla başkalarının duyamayacağı ortamda görüşebilir. Kanunda sayılan bazı suçlarda gözaltındaki kişi bakımından hâkim kararıyla 24 saatlik görüşme kısıtlaması mümkündür; bu sürede ifade alınamaz. Bu özel istisna, avukat görüşmesinin sıradan bir işlemle engellenebileceği anlamına gelmez. [1]

Talebinizi açıkça belirtin.

“Avukatımla görüşmek ve onun hukuki yardımından yararlanarak ifade vermek istiyorum” diyebilirsiniz. Avukat isteğinizi işlem başlamadan bildirin ve tutanağa doğru geçirilmesini kontrol edin.

Tanık olarak çağrılan kişi de önceden hukuki danışmanlık alabilir. Ancak şüpheliye tanınan müdafiin ifadede bulunması ve barodan görevlendirilmesi kurallarının tamamı tanığa aynı biçimde uygulanmaz.

4. Avukatım yoksa barodan avukat isteyebilir miyim?

Şüpheli veya sanık, avukat seçebilecek durumda olmadığını bildirirse istemi üzerine müdafi görevlendirilir. Talebi, ifade alacak kolluk veya savcılığa ileterek barodan görevlendirme yapılmasını isteyebilirsiniz. Bu CMK görevlendirmesi, özel olarak bir avukatla ücret sözleşmesi yapmanızdan farklı bir yoldur. [1]

Bazı durumlarda talep olmasa da avukat görevlendirilmesi zorunludur. Müdafii bulunmayan çocuğun veya kanunda belirtilen şekilde kendisini savunamayacak durumdaki kişinin ifadesi buna örnektir. Alt sınırı beş yıldan fazla hapis gerektiren suçlarda da CMK m. 150’deki zorunlu müdafilik kuralı uygulanır. Ölçüt, her suç için “üst sınırı beş yıl” veya “beş yıl ceza alma ihtimali” değildir.

Mağdur ve şikâyetçide ise CMK m. 234 esas alınır. Cinsel saldırı, çocukların cinsel istismarı, ısrarlı takip ve kanunda sayılan diğer suçlar bakımından talebe bağlı görevlendirme; çocuk veya kendisini ifade edemeyecek durumdaki belirli mağdurlar için talep aranmayan görevlendirme söz konusu olabilir. Her şikâyetçi için koşulsuz aynı uygulama bulunduğu varsayılmamalıdır. [1]

5. Susma hakkı nasıl kullanılır?

Şüpheli, kendisine yöneltilen suçlama hakkında açıklama yapmama hakkına sahiptir. Bu hakkı kullanmak bir suç ikrarı değildir. Bununla birlikte kimliğe ilişkin soruları doğru cevaplama yükümlülüğü devam eder. Susma hakkı, yanlış kimlik bildirme hakkı anlamına gelmez. [1] [2]

İfade sırasında hangi konuda açıklama yapacağınızı, hangi konuda belge incelemesi gerektiğini avukatınızla değerlendirebilirsiniz. Suçlamayı tam anlamadan acele cevap vermek zorunda olduğunuzu düşünmeyin; isnadın açıklanmasını ve anlamadığınız sorunun yeniden ifade edilmesini isteyin.

Susmak ile gerçeğe aykırı bir olay anlatmak aynı şey değildir. Bilmediğiniz veya gerçekten hatırlamadığınız bir hususu böyle belirtin; boşlukları tahminle doldurmayın. Başkasına gerçeğe aykırı suç yüklemek veya belge uydurmak ayrı hukuki sonuçlar doğurabilir.

6. İfade öncesinde nasıl hazırlanmalı?

  • Kimlik ve çağrı bilgilerini hazırlayın. Kimliğinizi, davetiyeyi ve dosya bilgilerini yanınıza alın.
  • Olay sırasını çıkarın. Tarih, yer, kişiler ve olayları hatırladığınız ölçüde not edin. Kesin bildiğinizle başkasından duyduğunuzu ayırın.
  • Belgeleri koruyun. Mesajlar, dekontlar, sözleşmeler ve kayıtları değiştirmeden saklayın. Yalnız ekran görüntüsüyle yetinmek yerine mümkünse asıl kaydı da koruyun.
  • Lehinize delilleri belirleyin. Kamera kaydı, tanık veya işlem kaydı varsa nereden temin edilebileceğini belirtin. Silinebilecek kamera kayıtlarının zamanında istenmesi önemli olabilir.
  • Sağlık ve iletişim ihtiyaçlarını bildirin. Düzenli ilaç, sağlık sorunu, işitme veya dil ihtiyacı varsa görevlilere söyleyin.

Diğer kişilerle ortak bir anlatım oluşturmak, mesajları silmek veya delilleri değiştirmek doğru bir hazırlık yöntemi değildir. Hazırlığın amacı, gerçekte bildiklerinizi ve mevcut belgeleri düzenli biçimde sunmaktır.

Türkçeyi kendinizi anlatabilecek ölçüde bilmiyorsanız veya engel nedeniyle iletişim desteğine ihtiyaç duyuyorsanız tercüman ve uygun anlatım imkânlarının sağlanmasını isteyin. CMK m. 202, soruşturmada dinlenen şüpheli, mağdur ve tanıklar bakımından da uygulanır. [1]

7. İfade sırasında nelere dikkat etmeli?

Şüphelinin kimliği belirlendikten sonra suçlama ve hakları açıklanmalıdır. Şüpheden kurtulmasını sağlayabilecek somut delillerin toplanmasını isteme ve lehine hususları ileri sürme imkânı verilmelidir. [1]

  1. Soruyu anlayın. Belirsiz bir soruda neyin kastedildiğini açıklatın.
  2. Bilginizin kaynağını ayırın. Gördüğünüz, duyduğunuz ve sonradan öğrendiğiniz olayları aynı kesinlikle anlatmayın.
  3. Tarih ve miktarlarda tahmin yaptığınızı belirtin. Kesin olmayan hatırayı kesin bilgi gibi kaydettirmeyin.
  4. Sunulan belgeyi inceleyin. Bir mesaj veya imza soruluyorsa belgeyi görmeden kesin değerlendirme yapmayın.
  5. Eksikleri o anda söyleyin. Beyanınız farklı yazılıyorsa veya önemli açıklamanız atlanıyorsa düzeltilmesini isteyin.

İfade özgür iradeye dayanmalıdır. Tehdit, kötü muamele, iradeyi bozan yorma veya kanuna aykırı yarar vaadi gibi yöntemler yasaktır. Böyle bir durum yaşarsanız avukatınıza bildirin, kayda geçirilmesini ve gerekiyorsa sağlık değerlendirmesi yapılmasını isteyin. Yasak yöntemle elde edilen ifade, rıza gösterilmiş olsa da delil olarak değerlendirilemez. [1]

8. Tutanağı imzalamadan önce kontrol listesi

Tutanak, konuşmanın genel havasını değil, dosyada kalan yazılı beyanınızı gösterir. “Zaten anlattım, doğru yazılmıştır” düşüncesiyle okumadan imzalamayın.

  • Adınız, sıfatınız, yer ve tarih doğru mu?
  • Suçlama ve hakların bildirilmesine ilişkin kayıt gerçeği yansıtıyor mu?
  • Avukat talebiniz ve avukatın bulunup bulunmadığı doğru yazılmış mı?
  • “Gördüm” ile “duydum”, “biliyorum” ile “tahmin ediyorum” ayrımları korunmuş mu?
  • Tarih, para tutarı, kişi adı ve önemli cümleler doğru mu?
  • Lehinize açıklamalar, sunduğunuz belgeler ve toplanmasını istediğiniz deliller yazılmış mı?
  • Ekler ve sayfalar tamam mı?
Küçük görünen fark önemli olabilir.

“O sırada orada olduğunu sonradan duydum” demişken tutanakta “O sırada oradaydı” yazıyorsa, dolaylı bilgi doğrudan gözlem gibi görünebilir. Anlamı değiştiren bu tür ifadelerin imzadan önce düzeltilmesini isteyin.

Boş veya tamamlanmamış sayfayı imzalamayın. Düzeltme talebiniz karşılanmıyorsa itirazınızı ve gerekiyorsa imzadan çekinme nedeninizi tutanağa geçirtin; avukatınızla değerlendirin. İmzalamamak, alınan beyanın ve tutanağın kendiliğinden yok olduğu anlamına gelmez. CMK m. 147, imzadan çekinme nedeninin kaydedilmesini de düzenler. [1]

9. İfadeye gitmezsem ne olur?

Usulüne uygun çağrıyı mazeretsiz olarak görmezden gelmeyin. CMK m. 145’e göre çağrıldığı hâlde gelmeyen şüpheli veya sanık hakkında zorla getirme kararı verilebilir. Tanıklar bakımından da usulüne uygun çağrıya mazeretsiz uymamanın zorla getirme ve sebep olunan giderlere ilişkin sonuçları vardır. Mağdur ve şikâyetçi çağrılarında da ilgili hükümler dikkate alınır. [1]

Hastalık veya başka ciddi bir engel varsa çağıran birime gecikmeden bildirin; mümkünse belgeleyin ve işlemin nasıl yürütüleceğini teyit edin. Mazereti bildirmek, kendiliğinden yeni tarih verildiği anlamına gelmez.

Avukatınızın sizin yerinize yalnızca bir dilekçe vermesi de kişisel olarak ifade verme gereğini her durumda kaldırmaz. Çağrının niteliği ve makamın işlemi birlikte değerlendirilmelidir.

10. İfade sonrası gözaltı veya tutuklama olur mu?

İfadeye çağrılmak, gözaltına alınmak ve tutuklanmak farklı işlemlerdir. İfade sonrasında başka bir işlem yapılmadan ayrılmanız mümkün olduğu gibi dosyanın koşullarına göre ek işlem de yapılabilir. “Gönüllü gittim, kesinlikle gözaltı olmaz” veya “çağrıldım, mutlaka tutuklanırım” çıkarımları doğru değildir.

Gözaltı kendi kanuni şartlarına bağlıdır. Tutuklama ise kolluğun tek başına verdiği bir karar değildir; somut delillere dayanan kuvvetli suç şüphesi, tutuklama nedeni ve ölçülülük gibi koşullar üzerinden hâkim veya mahkeme tarafından değerlendirilir. [1]

İşlem gözaltına dönüşürse avukatla görüşme, yakınlara bildirim ve sağlık kontrolü gibi haklarınızın uygulanmasını takip edin. Özgürlüğünüzün kısıtlandığı durumda işlemin dayanağı ve başvuru yolları avukatla birlikte değerlendirilmelidir.

11. Avukatsız ifade verdim veya eksik anlattım

Önceki beyanınızın içeriğini öğrenin ve eksik ya da yanlış kısmı somut olarak belirleyin. Ek açıklama veya belge sunulması mümkün olabilir; fakat yeni beyan önceki tutanağı otomatik olarak silmez. Değişikliğin sebebinin ve varsa destekleyen belgelerin açıklanması önemlidir.

Avukat olmadan kollukta alınan ifade için özel bir kural vardır. CMK m. 148/4 uyarınca bu ifade, hâkim veya mahkeme huzurunda şüpheli ya da sanık tarafından doğrulanmadıkça hükme esas alınamaz. Bu, dosyanın tamamen geçersiz olduğu veya diğer delillerin ortadan kalktığı anlamına gelmez. Kuralın kolluk ifadesine ilişkin olduğu da unutulmamalıdır. [1] [3]

Aynı olayla ilgili şüphelinin yeniden ifadesinin alınması gerektiğinde CMK m. 148/5 bu işlemin Cumhuriyet savcısı tarafından yapılmasını öngörür. “Karakola gidip önceki ifadeyi değiştireyim” yaklaşımı yerine, düzeltmenin hangi yolla sunulacağı değerlendirilmelidir.

12. İfade bittikten sonra dosya kapanır mı?

İfadenin alınması, soruşturmanın mutlaka tamamlandığı anlamına gelmez. Başka kişilerin dinlenmesi, belge veya bilirkişi incelemesi ve savcılık değerlendirmesi devam edebilir. Soruşturma sonunda kovuşturmaya yer olmadığı kararı veya iddianame gibi farklı sonuçlar gündeme gelebilir.

  • Dosya numarasını ve işlem yapan birimi kaydedin.
  • Tutanak örneğini, hukuken erişebildiğiniz kapsamda kendiniz veya avukatınız aracılığıyla talep edin.
  • Yeni belge ve delilleri uygun usulle dosyaya sunun; kayıtları koruyun.
  • Adres ve iletişim bilgilerinizin doğruluğunu kontrol edin, sonraki tebligatları takip edin.
  • Yeni çağrı veya karar geldiğinde ona özgü süreyi ayrıca değerlendirin.

İfadeye hazırlanırken en yararlı başlangıç şudur: Hangi sıfatla çağrıldığınızı öğrenin, haklarınızı anlayın, bildiklerinizi tahminlerden ayırın ve tutanağın söylediklerinizi doğru yansıttığını kontrol edin.

Hukuki dayanaklar ve kaynaklar

  1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu — m. 2, 43–48, 91, 95, 100, 145–150, 153–154, 202 ve 233–236
  2. Türkiye Barolar Birliği — CMK açıklamaları: susma hakkı, ifade ve müdafi yardımı
  3. UYAP — avukatsız kolluk ifadesi ve CMK m. 148’in değerlendirilmesi

Bu rehber genel bilgilendirme içindir. Çağrının usulü, kişinin sıfatı, isnat edilen suç ve dosyadaki kararlar uygulanacak hak ve işlemleri etkiler. Somut ifade süreci, çağrı belgesi ve erişilebilen dosya bilgileri üzerinden değerlendirilmelidir.

Tüm hukuki yazılar