İş Hukuku
Sigortasız Çalışan İşçi Haklarını Nasıl Arar? Hizmet Tespiti Davası ve Deliller
KISA CEVAP
Hizmet sözleşmesiyle çalışan kişi, işveren bildirmese de kanunen sigortalıdır ve sigortalılığı işe başladığı gün başlar (5510 sayılı Kanun m. 4 ve 7 [1]). SGK'ya bildirilmeyen çalışma, iş mahkemesinde açılan hizmet tespiti davası ile kayda geçirilebilir. Dava, kural olarak çalışmanın geçtiği yılın sonundan başlayarak beş yıl içinde açılmalıdır (5510 sayılı Kanun m. 86/9 [1]). Dava işverene karşı açılır, SGK davaya işverenin yanında katılır. Dava açmadan önce SGK'ya başvurmak veya arabulucuya gitmek zorunlu değildir (7036 sayılı Kanun m. 3 ve 4 [2]). Çalışma her türlü delille ispatlanabilir; tanıklar, işyeri kayıtları ve yazılı belgeler birlikte değerlendirilir.
1. Sigortasız çalışma neden önemlidir?
Kanuna göre hizmet sözleşmesiyle bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanlar sigortalıdır ve sigorta hak ve yükümlülükleri çalışmaya başladıkları tarihten itibaren başlar (5510 sayılı Kanun m. 4/1-a ve 7/1-a [1]). Yazılı bir iş sözleşmesinin bulunmaması bu durumu değiştirmez; iş sözleşmesi, kanunda aksi belirtilmedikçe özel bir şekle tabi değildir (İş Kanunu m. 8 [3]).
- Bildirim işverenin görevidir. İşveren, çalışanı işe başlatmadan önce sigortalı işe giriş bildirgesi ile SGK'ya bildirmek zorundadır. Kanunda bazı istisnalar vardır; örneğin inşaat, balıkçılık ve tarım işyerlerinde bildirim en geç çalışmaya başlatılan gün yapılabilir (5510 sayılı Kanun m. 8/1 [1]).
- İşçinin kendini bildirmemesi aleyhine delil olmaz. Kanun, sigortalının da çalışmaya başladığını bir ay içinde SGK'ya bildirmesini öngörür; ancak bunu yapmamış olması sigortalı aleyhine delil teşkil etmez (5510 sayılı Kanun m. 8/2 [1]).
- Bildirilmeyen süre kayıtlarda görünmez. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'na göre sigortalıların bazı haklardan yararlanması, SGK'ya bildirilmiş olmalarına ve belirli süre prim ödemiş olmalarına bağlıdır (Yargıtay HGK, 23.09.2026, E. 2026/389, K. 2026/522 [4]). Bildirilmeyen çalışma, kayda geçirilmedikçe bu haklar bakımından hesaba katılmaz.
Çalışmanız bildirilmiş ancak bazı dönemleriniz bildirilmemiş ya da gün sayınız veya kazancınız gerçeğe göre eksik gösterilmişse de mahkemeden tespit istenmesi gündeme gelebilir; kanun, mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayılarının dikkate alınacağını söyler (5510 sayılı Kanun m. 86/9). Bu durumda sürenin nasıl uygulanacağı ayrıca değerlendirilmelidir. Bu yazı ağırlıklı olarak hiç bildirilmeyen çalışmayı ele alır.
2. Kayıtlarınızı nasıl kontrol eder, nereye başvurursunuz?
- Kaydınızı kontrol edin. e-Devlet'teki SGK Tescil ve Hizmet Dökümü [5] hizmetinden SGK'ya bildirilen çalışmalarınızı kontrol edebilirsiniz.
- SGK'ya şikâyet edebilirsiniz. Çalışma Hayatı İletişim Merkezi ALO 170 [6] 7 gün 24 saat aranabilir; ihbar ve şikâyetler de bu kanaldan iletilir. Aynı merkeze e-Devlet'teki Çalışma Hayatı İletişim Merkezi ALO 170 [7] hizmetinden de başvurulabilir.
- Denetimin sınırını bilin. SGK'nın denetim ve kontrolle görevli memurlarının tuttuğu tutanaklar aksi ispatlanıncaya kadar geçerlidir (5510 sayılı Kanun m. 59 [1]). Ancak denetimde kayıt ve belgeye dayanmadan, işyerinde fiilen yapılan tespitle belirlenen çalışmalarda, bildirilmeyen geçmiş sürenin tespit tarihinden geriye en fazla bir yıllık kısmı dikkate alınır (5510 sayılı Kanun m. 86/8 [1]). Daha eski dönemlerin kayda geçmesi için hizmet tespiti davası gündeme gelir.
Bildirim yapmayan işveren hakkında, her bir sigortalı için asgari ücret tutarında idari para cezası öngörülmüştür. Bildirgenin verilmediği mahkeme kararından veya denetimden anlaşılırsa ceza asgari ücretin iki katıdır (5510 sayılı Kanun m. 102/1-a [1]). Sigortalının kendini bildirme yükümlülüğü ise bu idari para cezasının kapsamı dışında tutulmuştur (5510 sayılı Kanun m. 8).
3. Hizmet tespiti davası nedir?
Hizmet tespiti davası, SGK'ya bildirilmeyen çalışmanın mahkeme kararıyla belirlenmesini sağlayan davadır. Kanuna göre aylık prim ve hizmet belgesi veya muhtasar ve prim hizmet beyannamesi işveren tarafından verilmeyen ya da çalıştıkları SGK tarafından tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını iş mahkemesinde alacakları kararla ispatlarlarsa, kararda belirtilen kazanç ve gün sayıları dikkate alınır (5510 sayılı Kanun m. 86/9 [1]). 1 Ekim 2008'den önceki dönemler için aynı yönde düzenleme içeren mülga 506 sayılı Kanun'un 79/10. maddesi uygulanır (Yargıtay HGK, 16.09.2026, E. 2025/638, K. 2026/493 [8]).
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'na göre hizmet sözleşmesiyle çalışan birinin sigortalı sayılması için şu üç koşul birlikte bulunmalıdır (HGK, K. 2026/522 [4]):
- Çalışmanın kural olarak bir hizmet sözleşmesine dayanması,
- İşin işverenin işyerinde veya işyerinden sayılan yerlerde, onun iş organizasyonu içinde yapılması,
- Çalışanın kanundaki sigortalılık istisnalarından olmaması.
Sigortalılık için çalışmanın fiilî ve gerçek olması gerekir (HGK, K. 2026/493). Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, bu davaların kamu düzenini ilgilendirdiğini (HGK, K. 2026/522), hâkimin kendiliğinden araştırma yapması gerektiğini ve ispat yükünün bir tarafa yükletilemeyeceğini belirtmektedir (HGK, K. 2026/493). Bu, işçinin delil göstermesine gerek olmadığı anlamına gelmez; ancak mahkeme yalnızca tarafların sunduklarıyla yetinmez.
4. Dava açma süresi: beş yıllık hak düşürücü süre
Dava, çalışmanın geçtiği yılın sonundan başlayarak beş yıl içinde açılmalıdır (5510 sayılı Kanun m. 86/9). Bu süre hak düşürücü niteliktedir; yani süre geçince hak bir daha canlanmamak üzere ortadan kalkar (Yargıtay HGK, 28.04.2022, E. 2019/767, K. 2022/631 [9]).
| Çalışmanın geçtiği yıl | Sürenin başladığı tarih | Beş yılın dolduğu tarih |
|---|---|---|
| 2021 | 31.12.2021 | 31.12.2026 |
| 2022 | 31.12.2022 | 31.12.2027 |
| 2023 | 31.12.2023 | 31.12.2028 |
Tablo, kanundaki kuralın basit bir uygulamasıdır; aşağıdaki istisnalar ve kesintisiz çalışma durumu sonucu değiştirebilir.
Süre hangi durumlarda işlemez?
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'na göre, işveren o çalışma için sigortalı işe giriş bildirgesini veya yönetmelikte sayılan belgelerden birini (örneğin aylık prim ve hizmet belgesi ya da muhtasar ve prim hizmet beyannamesi) SGK'ya vermişse, artık beş yıllık hak düşürücü süreden söz edilemez. SGK'nın çalışma hakkında bir tespit yapmış olması hâlinde de aynı sonuca varılır. Gerekçe, bu durumlarda SGK'nın çalışmadan haberdar olmasıdır (HGK, K. 2026/522 [4]). Buna karşılık hiçbir bildirim ve tespit yoksa dava beş yıl içinde açılmalıdır; aynı kararda, 2009–2012 arasındaki bildirilmemiş çalışma için 2021'de açılan davada sürenin geçtiği ve davanın reddi gerektiği kabul edilmiştir.
Kesintisiz çalışmalarda süre nasıl hesaplanır?
Aynı işverende yıllara yayılan bir çalışmanın bir kısmı bildirilmiş, bir kısmı bildirilmemiş olabilir. Hukuk Genel Kurulu kararlarından çıkan ilkeler şöyle özetlenebilir:
- Bildirilmeyen dönem, bildirilen dönemle birleşen kesintisiz bir çalışmanın parçasıysa, bu dönem için beş yıllık sürenin dolduğundan söz edilemez (HGK, K. 2022/631 [9]).
- Arada kesinti varsa, bildirilmeyen dönem için süre, o kesintisiz çalışmanın sona erdiği yılın sonundan başlatılır (Yargıtay HGK, 19.10.2022, E. 2021/164, K. 2022/1318 [10]).
Bu kararlardan bir kısmı oy çokluğuyla verilmiştir ve sonuç, çalışmanın gerçekten kesintisiz olup olmadığına göre değişir. Bu nedenle tarihlerin, işyerlerinin ve kayıtların dava açılmadan önce dikkatle karşılaştırılması önemlidir.
5. Dava nerede ve kime karşı açılır?
| Konu | Kural |
|---|---|
| Görevli mahkeme | İş mahkemesi; iş mahkemesi olmayan yerlerde asliye hukuk mahkemesi (7036 sayılı Kanun m. 2/3 ve 5 [2]) |
| Yetkili mahkeme | Davalı işverenin yerleşim yeri veya işin yapıldığı yer mahkemesi; buna aykırı yetki sözleşmeleri geçersizdir (7036 sayılı Kanun m. 6) |
| Davalı | İşveren |
| SGK'nın yeri | Dava SGK'ya mahkemece bildirilir; SGK davaya işverenin yanında ferî müdahil olarak katılır ve işveren başvurmasa bile kanun yoluna gidebilir (7036 sayılı Kanun m. 4/2) |
| Önce SGK'ya başvuru | Hizmet sözleşmesine dayalı zorunlu sigortalılık sürelerinin tespiti için gerekmez (7036 sayılı Kanun m. 4/1) |
| Arabuluculuk | Zorunlu arabuluculuk; işçi veya işveren alacağı ve tazminatı ile işe iade davaları için öngörülmüştür. Hizmet tespiti bu sayılanlar arasında değildir (7036 sayılı Kanun m. 3/1) |
| Yargılama usulü | Basit yargılama usulü; kanun yolu süresi kararın tebliğinden başlar (7036 sayılı Kanun m. 7) |
Ferî müdahil: Davada taraf olmayan, ancak davanın sonucunda hukuki yararı bulunduğu için taraflardan birinin yanında davaya katılan kişi veya kurum.
6. Çalışma hangi delillerle ispatlanır?
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'na göre çalışma olgusu her türlü delille ispatlanabilir. Mahkemenin işyeri kayıtlarından ve SGK'daki belgelerden yararlanması, ücret bordrolarını ve varsa müfettiş raporlarını getirtmesi, işyerinde çalışanları ve komşu işyerlerinde durumu bilebilecek kişileri gerekirse kolluk aracılığıyla belirlemesi gerekir (HGK, K. 2026/493 [8]).
| Delil | Örnek | Dikkat edilecek nokta |
|---|---|---|
| Bordro tanıkları | Aynı dönemde aynı işyerinden SGK'ya bildirilmiş çalışanlar | Mahkemenin, tanığın o tarihte hangi işyerinden bildirildiğini SGK'dan araştırması gerekir |
| Komşu işyeri tanıkları | Yakın işyerlerinin sahipleri veya kayıtlı çalışanları | Tarafsız olmaları ve çalışmayı görebilecek konumda bulunmaları önemlidir |
| Resmî ve işyeri kayıtları | SGK işyeri dosyası, vergi kayıtları, denetim raporları, ücret bordroları | Mahkeme bunları ilgili kurumlardan getirtebilir |
| Yazılı ve dijital belgeler | Hesaba yatan ücretler, iş yazışmaları, vardiya çizelgeleri, giriş kartı kayıtları | Hukuka aykırı elde edilen deliller dikkate alınamaz (HMK m. 189/2 [11]) |
| Kolluk araştırması | İşyeri çevresinde mahkemenin yaptırdığı araştırma | İşyerinde ve komşu işyerlerinde çalışmayı bilebilecek kişilerin belirlenmesine yarar |
Bordro tanığı: Uyuşmazlık konusu dönemde aynı işyerinden SGK'ya bildirilmiş, yani kayıtlarda o işyerinin çalışanı olarak görünen kişi.
Tanık beyanları değerlendirilirken tanığın bilgiyi nasıl edindiği, işverenle ve işçiyle ilişkisi, yıllar öncesine ait ayrıntıları nasıl hatırladığı sorgulanır ve beyanların başka delillerle desteklenmesi aranır (HGK, K. 2026/493). Tanığa, işin türü, başlangıç ve bitiş tarihleri, çalışmanın sürekli mi mevsimlik mi olduğu ve ücret gibi konular sorulur.
İşverenin çalışmayı kabul etmesi veya reddetmesi tek başına hukuki sonuç doğurmaz (HGK, K. 2026/493). Bu nedenle işçi ile işverenin kendi aralarında uzlaşması, mahkemenin çalışmanın gerçekliğini araştırmasının yerine geçmez.
Pratik öneriler:
- İşyerinin tam unvanını ve adresini, işe başlama ve ayrılma tarihlerini, yaptığınız işi ve aldığınız ücreti not edin.
- Birlikte çalıştığınız ve kayıtlı görünen kişilerin, komşu işyerlerinde sizi tanıyan kişilerin adlarını ve iletişim bilgilerini kaydedin.
- Ücret ödemelerini gösteren banka hareketlerini ve işle ilgili yazışmaları silmeden saklayın.
7. Karar kesinleşince ne olur?
- SGK, kesinleşen kararı uygulamakla yükümlüdür (7036 sayılı Kanun m. 4/2). Kararda belirtilen aylık kazanç toplamları ve prim ödeme gün sayıları kayıtlarda dikkate alınır (5510 sayılı Kanun m. 86/9).
- Hizmet sözleşmesiyle çalışanlar için prim ödeme yükümlüsü kanunen işverendir (5510 sayılı Kanun m. 87/a [1]). İşveren ayrıca idari para cezasıyla karşılaşabilir (5510 sayılı Kanun m. 102/1-a).
- Kesinleşen kayıt, emeklilik gibi haklar bakımından sürelerinizin hesabına katılır; ancak her hakkın kendi şartları ayrıca değerlendirilir.
8. Sigortasız çalışırken iş kazası olursa
İşveren çalışanı süresinde bildirmemiş olsa bile, bildirim yapılmadan veya çalıştırma SGK'ca tespit edilmeden önce meydana gelen iş kazası, meslek hastalığı, hastalık ve analık hâllerinde ilgililerin gelir ve ödenekleri SGK tarafından ödenir. SGK'nın yaptığı ve ileride yapacağı masraflar ile bağlanan gelirin peşin sermaye değeri işverene ayrıca ödettirilir (5510 sayılı Kanun m. 23 [1]). Yani bildirim yapılmamış olması tek başına bu ödemelere engel değildir; diğer şartlar ayrıca aranır ve SGK'nın yaptığı masraf işverene yüklenir.
9. Ücret, kıdem tazminatı ve diğer alacaklar
Hizmet tespiti davası yalnızca sigortalılık kaydını düzeltmeye yöneliktir. Ödenmeyen ücret, fazla mesai, yıllık izin ücreti veya kıdem tazminatı gibi alacaklar ayrı taleplerdir ve bunlar için dava açmadan önce arabulucuya başvurmak zorunludur (7036 sayılı Kanun m. 3/1 [2]). Bu alacakların süreleri ve şartları hizmet tespiti davasından farklıdır.
İşçinin iş sözleşmesini haklı nedenle derhal feshedebileceği hâller İş Kanunu'nda sayılmıştır. Listede ücretin kanun veya sözleşmeye uygun ödenmemesi ve çalışma şartlarının uygulanmaması gibi hâller bulunur; sigortasız çalıştırılma ise ayrı bir bent olarak yer almaz (İş Kanunu m. 24/II [3]). Bu nedenle sözleşmeyi bu gerekçeyle sona erdirmenin haklı fesih sayılıp sayılmayacağı ve kıdem tazminatına etkisi somut olaya göre değerlendirilir. Fesih kararı vermeden önce durumun ve delillerin değerlendirilmesi önerilir.
10. Varsayımsal örnek
Bu örnek tamamen varsayımsaldır. A, Mart 2020'den Eylül 2022'ye kadar aralıksız bir lokantada garson olarak çalışmış, işveren onu SGK'ya hiç bildirmemiştir. A, Ekim 2026'da e-Devlet hizmet dökümünü kontrol ettiğinde bu dönemin kayıtlarda bulunmadığını görür. Hukuk Genel Kurulu'nun yaklaşımına göre, kesintisiz ve hiç bildirilmemiş bu çalışma için beş yıllık süre, çalışmanın sona erdiği 2022 yılının sonundan başlar ve 31.12.2027'de dolar. A, iş mahkemesinde işverene karşı dava açar; mahkeme davayı SGK'ya bildirir. Davada lokantada aynı dönemde kayıtlı çalışan iki kişi ve yan dükkânın sahibi tanık olarak dinlenir; A'nın hesabına her ay yatan ödemeler de dosyaya sunulur. Mahkeme, tanıkların o dönemdeki SGK kayıtlarını kontrol eder ve delilleri birlikte değerlendirir. Çalışma kesintili olsaydı, örneğin A 2020'nin sonunda ayrılıp 2021'de aynı yerde yeniden işe başlasaydı, 2020'deki çalışma için süre ayrıca hesaplanacak ve 31.12.2025'te dolmuş olacaktı.
11. Sık sorulan sorular
İşverenle sigortasız çalışma konusunda anlaşmıştım; yine de hak arayabilir miyim?
Evet. Kanuna göre sigortalılık zorunludur ve sigorta hak ve yükümlülüklerini ortadan kaldıran, azaltan veya bunlardan vazgeçilmesini öngören sözleşme hükümleri geçersizdir (5510 sayılı Kanun m. 92 [1]).
Dava açarsam işten çıkarılabilir miyim?
Kanun, işçinin haklarını takip etmek için işveren aleyhine idari veya adli makamlara başvurmasını geçerli fesih sebebi saymaz (İş Kanunu m. 18/3-c [3]). Bu kural özellikle iş güvencesi kapsamındaki işçiler (otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerinde, en az altı aylık kıdemi olan ve belirsiz süreli sözleşmeyle çalışanlar) için işe iade davasında önem taşır.
Hiç tanığım yoksa dava açabilir miyim?
Kanunda tanık gösterme şartı yoktur. Tanık bulunamadığında banka kayıtları, yazışmalar ve kurumlardan getirtilecek kayıtlar gibi diğer deliller öne çıkar. Ancak deliller çalışmayı kuşkuya yer bırakmayacak biçimde ortaya koymazsa dava reddedilebilir (HGK, K. 2026/493).
Hizmet tespiti davası ne kadar sürer?
Kanunda belirli bir süre yoktur. Kanun, istinaf ve temyiz incelemelerinin ivedilikle yapılmasını öngörür (7036 sayılı Kanun m. 7/5). Süreyi asıl olarak mahkemenin iş yükü, tanıkların dinlenmesi ve kurumlardan gelecek kayıtlar belirler.
Avukat tutmak zorunlu mu?
Hayır. Dava kişinin kendisi tarafından da açılabilir. Ancak sürenin hesabı, davalı işverenin doğru belirlenmesi ve tanıkların seçimi sonucu doğrudan etkileyebilir.
Hukuki dayanaklar ve kaynaklar
- 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu, m. 4/1-a, 7/1-a, 8/1-2, 23, 59, 86/8, 86/9, 87/a, 92/1, 102/1-a
- 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu, m. 2/3, 3/1, 4/1-2, 5/1, 6, 7
- 4857 sayılı İş Kanunu, m. 8/1, 18/3-c, 24/II
- Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 23.09.2026, E. 2026/389, K. 2026/522
- SGK, ALO 170 sayfası; e-Devlet, SGK Tescil ve Hizmet Dökümü ve Çalışma Hayatı İletişim Merkezi ALO 170
- SGK, ALO 170 sayfası; e-Devlet, SGK Tescil ve Hizmet Dökümü ve Çalışma Hayatı İletişim Merkezi ALO 170
- SGK, ALO 170 sayfası; e-Devlet, SGK Tescil ve Hizmet Dökümü ve Çalışma Hayatı İletişim Merkezi ALO 170
- Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 16.09.2026, E. 2025/638, K. 2026/493
- Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 28.04.2022, E. 2019/767, K. 2022/631
- Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 19.10.2022, E. 2021/164, K. 2022/1318
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m. 189/2
- 16/7/2026 tarihli 7589 sayılı Kanun
Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Her somut olay kendi koşullarıyla değerlendirilmelidir.