YALÇIN & AKSUHUKUK BÜROSU Hukuki Yazılar
TREN

Miras Hukuku

Saklı Pay Nedir? Mirasta Saklı Payın İhlali ve Tenkis Davası

KISA CEVAP

Saklı pay, kanunun mirasbırakanın çocuklarına (ve diğer altsoyuna), anne ve babasına ve sağ kalan eşine ayırdığı ve vasiyetname veya kanunda sayılan bazı bağışlarla bile ellerinden alınamayan miras payı bölümüdür. Örneğin bir çocuğun saklı payı yasal miras payının yarısı, çocuklarla birlikte mirasçı olan eşin saklı payı ise yasal miras payının tamamıdır (TMK m. 506 [1]). Mirasbırakan bu sınırı aşmışsa, saklı payının karşılığını alamayan mirasçı tenkis davası açarak aşan kısmın indirilmesini isteyebilir (TMK m. 560 [1]). Dava, saklı payın zedelendiğinin öğrenilmesinden itibaren bir yıl ve her hâlde vasiyetnamenin açılmasından ya da (diğer tasarruflarda) ölümden itibaren on yıl içinde açılmalıdır (TMK m. 571 [1]).

1. Saklı pay ne demek?

Kişi, ölümünden sonra malvarlığının kime kalacağını vasiyetname veya miras sözleşmesiyle belirleyebilir. Hukukta bunlara ölüme bağlı tasarruf denir. Bu özgürlüğün bir sınırı vardır: Mirasçı olarak altsoyu, anne ve babası veya eşi bulunan kişi, ölüme bağlı tasarrufu ancak mirasının saklı paylar dışında kalan kısmında yapabilir. Bu mirasçılardan hiçbiri yoksa mirasının tamamında serbestçe tasarruf edebilir (TMK m. 505 [1]).

Terimler:

  • Mirasbırakan (muris): Ölen ve mirası açılan kişi.
  • Yasal miras payı: Vasiyetname olmasaydı kanuna göre mirasçının alacağı pay.
  • Saklı pay (mahfuz hisse): Yasal miras payının, kanunun koruduğu ve mirasbırakanın iradesiyle azaltılamayan bölümü.
  • Tasarruf edilebilir kısım: Saklı paylar düşüldükten sonra mirasbırakanın serbestçe bırakabileceği kısım.
  • Tenkis: Saklı payı zedeleyen tasarrufun, saklı payı tamamlayacak ölçüde indirilmesi. Tasarruf bütünüyle ortadan kalkmaz; yalnızca aşan kısmı indirilir.

2. Kimlerin saklı payı vardır?

MirasçıSaklı pay
Altsoy (çocuklar; mirasbırakandan önce ölmüş çocuğun yerine geçen torunlar)Yasal miras payının yarısı
Anne ve baba (altsoy yoksa mirasçı olurlar)Her biri için yasal miras payının dörtte biri
Sağ kalan eş — altsoy veya anne-baba zümresiyle birlikte mirasçıysaYasal miras payının tamamı
Sağ kalan eş — diğer hâllerdeYasal miras payının dörtte üçü

Kaynak: TMK m. 506 [1].

Kardeşlerin saklı payı yoktur. Kardeşlere tanınan saklı pay, 10 Mayıs 2007'de yürürlüğe giren 5650 sayılı Kanunla kaldırılmıştır (TMK m. 505–506 [1]). Büyükanne ve büyükbabaların, amca, hala, dayı ve teyzelerin de saklı payı yoktur. Mirasçılık, mirasbırakanın ölüm tarihinde yürürlükte olan hükümlere göre belirlendiğinden (4722 sayılı Kanun m. 17 [2]), bu tarihten önceki ölümlerde eski kural uygulanır.

Saklı pay oranı, yasal miras payına uygulanır. Yasal pay da kimlerle birlikte mirasçı olunduğuna göre değişir. Örneğin sağ kalan eş, çocuklarla birlikte mirasçı olduğunda mirasın dörtte birini, anne-baba zümresiyle birlikte mirasçı olduğunda yarısını alır (TMK m. 499 [1]); çocuklar ise kalan kısmı eşit olarak paylaşır.

3. Saklı pay nasıl hesaplanır?

Hesap, terekenin (mirasbırakanın geride bıraktığı malvarlığının) ölüm günündeki durumuna göre yapılır (TMK m. 507 [1]):

  1. Terekedeki mallar ve değerleri belirlenir: taşınmazlar, araçlar, banka hesapları, alacaklar vb.
  2. İndirimler yapılır: mirasbırakanın borçları, cenaze giderleri, terekenin mühürlenmesi ve yazımı giderleri ile mirasbırakanla birlikte yaşayıp onun bakımında olan kişilerin üç aylık geçim giderleri düşülür.
  3. Tenkise tabi sağlararası kazandırmalar eklenir: Mirasbırakanın sağlığında yaptığı ve aşağıda anlatılan, tenkise tabi bağış ve benzeri kazandırmalar hesapta terekeye eklenir (TMK m. 508 [1]). Bazı hayat sigortası alacakları da eklenir (TMK m. 509).
  4. Saklı paylar ve tasarruf edilebilir kısım bulunur: Her saklı paylı mirasçının yasal payı ve saklı payı hesaplanır; saklı paylar toplamı düşüldükten sonra kalan kısım, mirasbırakanın serbestçe bırakabileceği kısımdır.

Uygulamada malların değeri çoğunlukla mahkemenin görevlendirdiği bilirkişi aracılığıyla belirlenir.

Varsayımsal hesap örneği

Bu örnek tamamen varsayımsaldır; rakamlar yalnızca hesabı göstermek içindir. A vefat etmiştir; mirasçıları eşi E ile iki çocuğu B ve C'dir. A, el yazılı vasiyetnamesiyle bütün malvarlığını yeğeni D'ye bırakmıştır. Ölüm tarihinde terekenin değeri 5.000.000 TL, borçlar ve cenaze giderleri 1.000.000 TL'dir. A'nın sağlığında yaptığı, tenkise tabi bir bağış yoktur. Hesaba esas tutar 4.000.000 TL'dir.

MirasçıYasal miras payıSaklı payTutar
E (eş)1/41/4 (yasal payın tamamı)1.000.000 TL
B (çocuk)3/83/16 (yasal payın yarısı)750.000 TL
C (çocuk)3/83/16 (yasal payın yarısı)750.000 TL
Toplam2.500.000 TL

A'nın serbestçe bırakabileceği kısım 4.000.000 − 2.500.000 = 1.500.000 TL'dir. Vasiyetname geçersiz değildir; ancak D'ye bırakılan kısım bu tutarı aştığı ölçüde tenkise tabidir. E, B ve C'den her biri kendi saklı payı için, süresi içinde dava açarak indirim isteyebilir. Örneğin yalnızca B dava açarsa, B'nin talebi kendi saklı payı olan 750.000 TL ile sınırlıdır.

4. Hangi tasarruflar tenkise tabidir?

Vasiyetname ve miras sözleşmesi

Vasiyetname veya miras sözleşmesiyle yapılan ve tasarruf edilebilir kısmı aşan kazandırmalar tenkise tabidir (TMK m. 560). Lehine fazla pay bırakılan kişi de saklı paylı bir mirasçıysa (örneğin çocuklardan birine fazla pay bırakılmışsa), tenkis yalnızca onun kendi saklı payını aşan kısmından yapılır (TMK m. 561 [1]).

Bilmekte fayda var:

Vasiyetnamede yasal mirasçıların paylarına ilişkin kurallar (örneğin hangi malın hangi mirasçıya verileceği) yer alıyorsa, mirasbırakanın başka türlü bir arzusu tasarruftan anlaşılmadıkça bunlar yalnızca paylaştırma kuralı sayılır (TMK m. 560/2). Yani mirasçıların payları kendiliğinden değişmez; paylaşımda hangi malın kime düşeceği belirlenmiş olur.

Sağlıkta yapılan bağış ve benzeri kazandırmalar

Mirasbırakanın sağlığında yaptığı her bağış tenkise tabi değildir. Kanun, ölüme bağlı tasarruflar gibi tenkise tabi olan karşılıksız kazandırmaları dört grupta sayar (TMK m. 565 [1]):

  1. Mirasçılık sıfatını kaybeden yasal mirasçıya miras payına mahsuben yapılan kazandırmalar; geri verilmemek kaydıyla altsoya malvarlığı devri veya borçtan kurtarma yoluyla yapılan kazandırmalar; alışılmışın dışında verilen çeyiz ve kuruluş sermayesi,
  2. Miras haklarının ölümden önce tasfiyesi amacıyla yapılan kazandırmalar,
  3. Mirasbırakanın serbestçe dönme hakkını saklı tutarak yaptığı bağışlamalar ve ölümünden önceki bir yıl içinde âdet üzere verilen hediyeler dışında yapmış olduğu bağışlamalar,
  4. Mirasbırakanın saklı pay kurallarını etkisiz kılmak amacıyla yaptığı açık olan kazandırmalar.

Üçüncü bent genellikle şöyle anlaşılır: Ölümden önceki son bir yıl içinde yapılan bağışlar (âdet üzere verilen hediyeler hariç) ile mirasbırakanın dilediğinde geri alabileceği bağışlar tenkise tabidir. Bundan daha eski bağışlar ise, ilk iki bende girmiyorsa, ancak dördüncü bentteki şart gerçekleşirse, yani mirasbırakanın saklı payları etkisiz kılma amacı açıkça ortaya konabilirse tenkise tabi olur. Yargıtay da ölümden bir yıldan daha önce bağışla devredilen bir taşınmaz için tenkis isteminin dördüncü bent kapsamında incelenmesi ve önce mirasbırakanın saklı payı ihlal kastının ispatlanması gerektiğini belirten bölge adliye mahkemesi kararını onamıştır (Yargıtay 1. HD, 16.09.2026, 2026/3376 E., 2026/6068 K. [3]). Bu amacın varlığını, genel ispat kuralı gereği davayı açan mirasçı ispat etmelidir (TMK m. 6 [1]). Onanan kararda tanık anlatımları, şirket kayıtları ve mirasbırakanın ölümünden sonra geriye kalan taşınmazlar dikkate alınmış; mirasbırakanın mallarını paylaştırma amacıyla hareket ettiği ve saklı payı ihlal kastının ispatlanamadığı sonucuna varılmıştır.

Tenkis mi, muris muvazaası mı?

Mirasbırakan taşınmazını tapuda “satış” gibi gösterip gerçekte bağışlamışsa, şartları varsa muris muvazaası nedeniyle tapu iptali ve tescil davası gündeme gelir. Bu dava geçersiz bir işleme karşı açılır ve saklı pay sahibi olmayı gerektirmez. Tenkis ise geçerli olan ama saklı payı aşan tasarruflara karşı açılır. Davacı, aynı davalıya karşı iki talebi aynı dava dilekçesinde, aralarında asıl-yedek ilişkisi kurarak ileri sürebilir (HMK m. 111 [4]).

Bağışı alan da mirasçıysa:

Mirasbırakanın altsoyuna karşılık almaksızın yaptığı malvarlığı devri, çeyiz, kuruluş sermayesi ve borçtan kurtarma gibi kazandırmalar, mirasbırakan aksini açıkça belirtmedikçe mirasın paylaşımında denkleştirmeye (paylaşımda hesaba katılmaya veya terekeye geri verilmeye) tabidir (TMK m. 669 [1]). Denkleştirme saklı paydan ayrı bir kurumdur; hangi yolun uygun olduğu somut olaya göre değerlendirilmelidir.

5. Tenkis davası nasıl açılır?

Kim, kime karşı açar?

  • Davacı: Saklı payının karşılığını alamayan mirasçı (TMK m. 560). Her mirasçı kendi saklı payı için talepte bulunur; süreler de her mirasçı bakımından ayrı ayrı izlenmelidir. Mirasçı dava açmazsa, belirli şartlarla iflas idaresi veya elinde borç ödemeden aciz belgesi bulunan alacaklıları da dava açabilir (TMK m. 562 [1]).
  • Davalı: Kendisine tenkise tabi kazandırma yapılan kişi; örneğin vasiyetle mal bırakılan kişi, atanmış mirasçı veya bağışı alan kişi.

Dava açma süreleri

SüreNe zaman başlar?
1 yılMirasçının, saklı payının zedelendiğini öğrendiği tarihten
10 yıl (her hâlde)Vasiyetnamelerde vasiyetnamenin açılma tarihinden; diğer tasarruflarda mirasın açılmasından, yani ölüm tarihinden

Kaynak: TMK m. 571 [1]. Kanun bu süreleri hak düşürücü süre olarak düzenler; süre geçtikten sonra dava yoluyla tenkis istenemez. Bir tasarrufun iptali, daha önceki bir tasarrufun yürürlüğe girmesini sağlıyorsa, süreler iptal kararının kesinleştiği tarihte işlemeye başlar.

Nerede açılır?

  • Görevli mahkeme: Asliye hukuk mahkemesi (HMK m. 2 [4]).
  • Yetkili mahkeme: Mirasbırakanın son yerleşim yeri mahkemesi (TMK m. 576 [1]). Ölüme bağlı tasarrufların tenkisine ilişkin davalarda bu mahkeme kesin yetkilidir; yani taraflar başka bir yer üzerinde anlaşamaz (HMK m. 11 [4]).
  • Arabuluculuk: Araştırma tarihi (30 Ekim 2026) itibarıyla tenkis davası, dava açmadan önce arabulucuya başvurmanın zorunlu olduğu uyuşmazlıklar arasında sayılmamaktadır (6325 sayılı Kanun m. 18/B [5]).
Güncel değişiklik:

HMK'daki belirsiz alacak davası düzenlemesi (m. 107), 31 Temmuz 2026'da yürürlüğe giren 7589 sayılı Kanunla kaldırılmıştır; bu tarihten önce açılmış davalarda eski hüküm uygulanmaya devam eder (7589 sayılı Kanun m. 19 ve geçici m. 1/10 [6]). Bu nedenle bu tarihten önce yayımlanmış kaynaklardaki “belirsiz alacak davası olarak açma” önerileri güncel değildir. Değerin dava açılırken tam bilinmediği durumlarda talebin nasıl gösterileceği, bu değişiklik dikkate alınarak belirlenmelidir.

Hangi belgeler gerekir?

Somut olaya göre genellikle şunlar hazırlanır:

  • Mirasçılık belgesi (veraset ilamı); sulh hukuk mahkemesinden veya noterden alınır (TMK m. 598 [1])
  • Varsa vasiyetname ve açılma tutanağı
  • Tapu kayıtları ve devir işlemlerine ait resmî senetler
  • Banka hesap hareketleri, araç kayıtları, hayat sigortası poliçeleri
  • Mirasbırakanın borçlarını ve cenaze giderlerini gösteren belgeler
  • Eski tarihli bağışlarda, saklı payı etkisiz kılma amacını gösterebilecek yazışma, tanık ve benzeri deliller

6. Dava sonunda ne olur?

  • Tenkis sırası: Tenkis, saklı pay tamamlanıncaya kadar önce ölüme bağlı tasarruflardan; bu yetmezse en yeni tarihliden en eskisine doğru sağlararası kazandırmalardan yapılır. Kamu tüzel kişilerine ve kamuya yararlı dernek ve vakıflara yapılan kazandırmalar en son sırada tenkis edilir (TMK m. 570 [1]).
  • Birden fazla vasiyet varsa: Mirasbırakanın başka türlü bir arzusu anlaşılmadıkça, ölüme bağlı tasarrufla yapılan kazandırmaların tamamında orantılı indirim yapılır (TMK m. 563 [1]).
  • Bölünemeyen mallar: Değeri düşmeden bölünemeyen bir mal söz konusuysa, lehine tasarruf yapılan kişi dilerse tenkisi gereken kısmın değerini ödeyerek malı alır, dilerse malı verip tasarruf edilebilir kısmın değerini karşılayan parayı ister. Her iki durumda da ödenecek para, malın karar günündeki değerine göre belirlenir. Bu kurallar sağlıkta yapılan kazandırmalarda da uygulanır (TMK m. 564 [1]).
  • Geri verme yükümlülüğü: Kazandırmayı alan kişi iyiniyetliyse yalnızca mirasın geçtiği anda elinde kalanı geri vermekle yükümlüdür; iyiniyetli değilse iyiniyetli olmayan zilyedin geri verme borcuna ilişkin hükümlere göre sorumlu olur (TMK m. 566 [1]).

7. Tenkis, iptal ve muris muvazaası davaları arasındaki fark

Tenkis davasıVasiyetnamenin iptaliMuris muvazaası
Neye karşı?Geçerli ama saklı payı aşan tasarrufaEhliyetsizlik, yanılma, aldatma, korkutma veya zorlama, hukuka veya ahlâka aykırılık ya da şekil eksikliği bulunan ölüme bağlı tasarrufa (TMK m. 557 [1])Bağışı “satış” gibi gösteren tapu devrine
Kim açabilir?Saklı payı zedelenen mirasçıTasarrufun iptalinde menfaati olan mirasçı veya vasiyet alacaklısı (TMK m. 558)Miras hakkı çiğnenen yasal mirasçılar
SonuçAşan kısım indirilirTasarruf iptal edilirTapu iptali ve tescil
Süre1 yıl / her hâlde 10 yıl (TMK m. 571)1 yıl / her hâlde iyiniyetli davalıya karşı 10, iyiniyetli olmayana karşı 20 yıl (TMK m. 559 [1])Kanunda süre öngörülmemiştir

İptal ve tenkis talepleri de aynı davalıya karşı aynı davada, asıl-yedek ilişkisi kurularak birlikte ileri sürülebilir (HMK m. 111).

8. Sık sorulan sorular

Annem veya babam hayattayken saklı payımı isteyebilir miyim?

Hayır. Miras, mirasbırakanın ölümüyle açılır ve saklı pay ölüm günündeki duruma göre hesaplanır (TMK m. 575 [1], m. 507). Sağlıkta yapılan bağışlar için de tenkis ancak ölümden sonra gündeme gelir.

Vasiyetnameyle mirasçılıktan çıkarıldım. Saklı payımı alabilir miyim?

Mirasçılıktan çıkarma ancak kanundaki sebeplerle yapılabilir: mirasbırakana veya yakınlarından birine karşı ağır bir suç işlenmesi ya da aile hukukundan doğan yükümlülüklerin önemli ölçüde yerine getirilmemesi (TMK m. 510 [1]). Ayrıca hakkında borç ödemeden aciz belgesi bulunan altsoy, saklı payının yarısı için ve bu yarının kendi çocuklarına özgülenmesi şartıyla mirasçılıktan çıkarılabilir (TMK m. 513). Geçerli biçimde çıkarılan kişi tenkis davası açamaz (TMK m. 511). Ancak çıkarma sebebi tasarrufta belirtilmemişse veya çıkarılan kişinin itirazı üzerine sebep ispat edilemezse, tasarruf çıkarılan kişinin saklı payı dışında yerine getirilir. Sebebi ispat yükü, çıkarmadan yararlanan kişidedir (TMK m. 512 [1]).

Hayat sigortasında lehtar olarak başkası gösterildi. Bu saklı payı etkiler mi?

Etkileyebilir. Mirasbırakan kendi ölümünde ödenmek üzere üçüncü kişi lehine hayat sigortası yaptırmışsa, hesapta sigorta bedelinin tamamı değil, sigorta alacağının ölüm anındaki satın alma değeri terekeye eklenir ve bu değer tenkise tabidir (TMK m. 509 ve 567 [1]).

Saklı payımdan önceden vazgeçebilir miyim?

Evet, mirasbırakanla mirastan feragat sözleşmesi yapılarak. Bu sözleşme karşılıklı veya karşılıksız yapılabilir; feragat eden mirasçılık sıfatını kaybeder ve bir karşılık alınmışsa, aksi öngörülmedikçe feragat altsoyu için de sonuç doğurur (TMK m. 528 [1]). Sözleşmenin resmî vasiyetname şeklinde yapılması gerekir (TMK m. 545).

Dava açma süresini kaçırdım. Başka bir imkân kalır mı?

Dava açma imkânı kalmaz; ancak kanun, tenkis iddiasının def'i (savunma) yoluyla her zaman ileri sürülebileceğini düzenler (TMK m. 571/3). Örneğin vasiyet henüz yerine getirilmemişse ve vasiyet alacaklısı mirasçılara karşı dava açarsa, mirasçılar bu davada tenkis iddiasını savunma olarak ileri sürebilir. İptal veya muris muvazaası gibi başka yolların şartları ve süreleri ise ayrıca değerlendirilmelidir.

Evlatlığın saklı payı var mı?

Evlatlık ve altsoyu, evlat edinene kan hısımı gibi mirasçı olur (TMK m. 500 [1]). Bu nedenle evlatlık, evlat edinenin mirasında altsoy için öngörülen saklı paydan yararlanır. Evlatlığın kendi ailesindeki mirasçılığı da devam eder.

Hukuki dayanaklar ve kaynaklar

  1. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 6, 495, 499, 500, 505, 506, 507, 508, 509, 510, 511, 512, 513, 528, 545, 557, 558, 559, 560, 561, 562, 563, 564, 565, 566, 567, 570, 571, 575, 576, 598, 669
  2. 4722 sayılı Türk Medenî Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun, m. 17
  3. Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, 16.09.2026, 2026/3376 E., 2026/6068 K
  4. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m. 2, 11, 107 (mülga), 109, 111
  5. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu, m. 18/B
  6. 7589 sayılı Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (RG 31/7/2026, sayı 33326), m. 19, geçici m. 1/10 ve m. 26
  7. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 6, 495, 499, 500, 505, 506, 507, 508, 509, 510, 511, 512, 513, 528, 545, 557, 558, 559, 560, 561, 562, 563, 564, 565, 566, 567, 570, 571, 575, 576, 598, 669
  8. Akademik kaynak (hesap ve TMK m. 564 uygulaması için arka plan; makalede doğrudan alıntılanmadı): Nurcihan Dalcı Özdoğan, “Sağlararası Kazandırma Konusu Taşınmazların Tenkisi”, İnönü Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, C. 8, S. 2, 2017, s. 363 vd., DergiPark

Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Her somut olay kendi koşullarıyla değerlendirilmelidir.

Tüm hukuki yazılar