Ceza Hukuku
IBAN'a Para Gönderdim, Dolandırıldım: Ne Yapmalıyım? Şikâyet, Deliller ve Paranın İadesi
KISA CEVAP
Önce kendi bankanızı ve mümkünse parayı gönderdiğiniz bankayı arayarak işlemi dolandırıcılık olarak bildirin. Bilişim sistemleri veya banka araç olarak kullanılarak ya da banka çalışanı veya kamu görevlisi gibi tanıtılarak işlenen dolandırıcılık şüphesinde bankalar, paranın bulunduğu hesabı en fazla 48 saat askıya alabilir; bu süre içinde hâkim kararıyla (gecikmede sakınca varsa savcının yazılı emriyle) paraya el konulabilir (CMK m. 128/A [1]). Ardından Cumhuriyet başsavcılığına veya kolluğa (polis/jandarma) şikâyette bulunun (CMK m. 158 [1]) ve bütün delilleri saklayın. Paranın geri gelmesi garanti değildir; el konulan para mağdura iade edilebilir, el konulamazsa dolandırıcıdan ve koşulları varsa hesap sahibinden hukuk davasıyla istenebilir.
1. İlk saatlerde ne yapmalı?
- Bankanızı arayın. İşlemin tarihini, saatini, tutarını ve alıcı IBAN'ını bildirin; işlemin dolandırıcılık olduğunu açıkça söyleyin. Görüşme tarihini ve saatini not edin.
- Alıcı bankaya da bildirim yapın. IBAN'daki banka kodundan alıcı bankayı öğrenebilirsiniz. Askıya alma kararını, parayı tutan kurum verir.
- Şikâyette bulunun. Savcılığa veya en yakın polis/jandarma birimine başvurun (aşağıda ayrıntılı).
- Dolandırıcıyla yazışmayı silmeyin, hesabı engellemeden önce ekran görüntüsü alın.
- Ek ödeme yapmayın. “Paranızı iade etmek için önce masraf yatırın” gibi talepler sık görülen ikinci bir dolandırıcılık yöntemidir.
48 saatlik hesap askısı nedir?
24 Aralık 2025 tarihli 7571 sayılı Kanunla Ceza Muhakemesi Kanunu'na (CMK) eklenen ve 25 Aralık 2025'te Resmî Gazete'de yayımlanan m. 128/A şunu düzenler:
- Kim karar verir? Banka, ödeme hizmeti sağlayıcısı veya kripto varlık hizmet sağlayıcısı.
- Hangi suçlarda? Nitelikli hırsızlık (TCK 142/2-e), bilişim sistemleri veya banka araç kılınarak ya da banka/kamu görevlisi gibi tanıtılarak işlenen nitelikli dolandırıcılık (TCK 158/1-f ve l) ve banka/kredi kartlarının kötüye kullanılması (TCK 245) şüphesinde.
- Ne kadar süre? En fazla 48 saat.
- Zorunlu mu? Hayır. Kanun “karar verilebilir” der; kurum takdir yetkisine sahiptir.
- Sonra ne olur? Kurum durumu derhal savcılığa bildirir. Askı süresi içinde hâkim kararıyla, gecikmede sakınca varsa savcının yazılı emriyle paraya el konulabilir; savcı emriyle yapılan el koyma 24 saat içinde hâkim onayına sunulur, hâkim 48 saat içinde karar vermezse el koyma kendiliğinden kalkar.
- Para başka bankaya geçtiyse: Kurum, paranın aktarıldığı kuruma gecikmeden bildirimde bulunur.
- Mağdura iade: El konulan paranın mağdura ait olduğu belirlenirse, soruşturma veya kovuşturma sırasında sahibine iade edilir (CMK m. 128/A).
Bu mekanizma süreye bağlıdır. Dolandırıcılar parayı çoğu zaman hızla başka hesaplara aktarır veya çeker. Bu yüzden bankaya bildirimin, şikâyetten bile önce yapılması pratikte önem taşır.
Terimler:
- Askıya alma: Hesaptaki paranın geçici olarak hareket ettirilememesi.
- El koyma: Paranın soruşturma için resmî olarak tutulması; sahibine iade veya başka bir karar verilene kadar sürer.
2. Şikâyet nereye ve nasıl yapılır?
- Nereye? Cumhuriyet başsavcılığına veya kolluğa (polis, jandarma). Valilik, kaymakamlık veya mahkemeye yapılan şikâyetler de savcılığa gönderilir (CMK m. 158 [1]).
- Nasıl? Yazılı dilekçeyle veya sözlü olarak (tutanağa geçirilerek). Dilekçede olayı tarih sırasıyla anlatın; alıcı adı, IBAN, telefon numaraları, ilan bağlantıları ve kullanıcı adlarını yazın; delilleri ekleyin; “şüpheliden şikâyetçiyim” ifadesini açıkça kullanın.
- Süre var mı? Dolandırıcılık, şikâyete bağlı bir suç değildir; savcılık suçu öğrendiğinde kendiliğinden soruşturur. Bu yüzden altı aylık şikâyet süresi uygulanmaz. Ancak dava zamanaşımı vardır: basit dolandırıcılıkta 8 yıl, nitelikli dolandırıcılıkta 15 yıl (TCK m. 66 [2]). Pratikte, paranın izinin kaybolmaması için bildirimin zamanı önemlidir.
Soruşturma sırasında hangi haklarınız var?
CMK m. 234 [1] uyarınca mağdur olarak:
- Delillerin toplanmasını isteyebilirsiniz (örneğin alıcı hesabın banka kayıtları, IP kayıtları, telefon hattının kime ait olduğu).
- Soruşturmanın gizliliğini bozmamak şartıyla belge örneği isteyebilirsiniz.
- Savcı “kovuşturmaya yer olmadığı” kararı verirse, kararın size tebliğinden itibaren iki hafta içinde sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilirsiniz (CMK m. 173 [1]).
- Dava açılırsa, ilk derece mahkemesi hüküm verene kadar şikâyetçi olduğunuzu bildirerek davaya katılan olarak dahil olabilirsiniz (CMK m. 237 [1]).
3. Hangi delilleri saklamalısınız?
| Delil | Neden önemli? |
|---|---|
| Dekont / işlem kaydı | Tutarı, tarihi, alıcı adını ve IBAN'ı kesin olarak gösterir |
| Yazışmalar (WhatsApp, SMS, e-posta, uygulama içi mesaj) | Aldatmanın nasıl yapıldığını gösterir; telefon numarası ve kullanıcı adı görünecek şekilde ekran görüntüsü alın |
| İlan veya sayfa | Bağlantı (URL), ilan numarası, satıcı profili; ilan kaldırılmadan kaydedin |
| Arama kayıtları | Arayan numara, tarih ve süre |
| Bankaya yapılan bildirimin kaydı | Ne zaman bildirim yaptığınızı gösterir |
| Kargo veya teslimat bilgileri (varsa) | Sahte gönderi kodu gibi ayrıntılar faile ulaşmaya yardımcı olabilir |
Ekran görüntülerinin yanında mümkünse yazışmaların dışa aktarılmış hâlini (sohbet yedeği) ve orijinal cihazı da saklayın. Delilleri kendiniz değiştirmeyin veya kırpmayın.
4. Bu hangi suçtur ve ceza ne kadardır?
Dolandırıcılık: Hileli davranışlarla bir kimseyi aldatıp onun veya başkasının zararına kendine ya da başkasına yarar sağlamaktır. Cezası 1 yıldan 5 yıla kadar hapis ve 5.000 güne kadar adli para cezasıdır (TCK m. 157 [2]).
Nitelikli dolandırıcılık: Suç, örneğin bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılmasıyla (TCK 158/1-f) ya da failin kendini kamu görevlisi veya banka çalışanı gibi tanıtmasıyla (158/1-l) işlenirse ceza 3 yıldan 10 yıla kadar hapistir; bu iki hâlde alt sınır 4 yıldır ve adli para cezası suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamaz (TCK m. 158 [2]).
Paranın IBAN'a gönderilmiş olması, olayın her durumda nitelikli dolandırıcılık sayılacağı anlamına gelmez. Bankanın veya bilişim sisteminin aldatmada gerçekten araç olarak kullanılıp kullanılmadığı, yoksa yalnızca ödemenin bankadan yapılıp yapılmadığı somut olaya göre değerlendirilir. Bu ayrım önemlidir: basit dolandırıcılık (TCK 157) uzlaştırma kapsamındadır, nitelikli dolandırıcılık (TCK 158) değildir (CMK m. 253 [1]). 48 saatlik askı da yalnızca 158/1-f ve l gibi sayılan hâllerde uygulanır.
Uzlaştırma: Şüpheli ile mağdurun, bir uzlaştırmacı aracılığıyla anlaşmaya varmaya çalıştığı usuldür. Basit dolandırıcılıkta savcılık dosyayı uzlaştırmaya gönderebilir; anlaşma sağlanır ve edim yerine getirilirse ceza yargılaması bu anlaşmaya göre sonuçlanır.
IBAN'ını veren hesap sahibinin durumu
Para çoğu zaman dolandırıcının değil, hesabını başkasına kullandıran bir kişinin hesabına gider. 31 Temmuz 2026'da yürürlüğe giren 7589 sayılı Kanunla TCK 158'e eklenen 4. fıkraya göre, dolandırıcılığa katılımı yalnızca haksız menfaat amacıyla ödeme aracını veya hesaba erişim bilgilerini başkasına vermekten ibaret olan kişinin cezası yarı oranında indirilir. Yani bu kişi de cezai sorumluluk taşır; ancak cezası, olayı bizzat kurgulayan faile göre daha düşüktür. Hesap sahibinin olaydan haberi olup olmadığı (kastı) ayrıca araştırılır.
5. Para geri alınabilir mi?
Üç yol birlikte düşünülmelidir:
1. El koyma ve iade (ceza soruşturması içinde)
Hesap zamanında askıya alınır ve paraya el konulursa, paranın size ait olduğu belirlendiğinde soruşturma veya kovuşturma sırasında iade edilebilir (CMK m. 128/A). Bu yol ceza soruşturması içinde işler; ancak paranın hesapta durmasına bağlıdır.
2. Failin zararı gidermesi (etkin pişmanlık)
Fail, kovuşturma başlamadan önce zararı aynen geri verir veya tazmin ederse cezası üçte ikiye kadar, kovuşturma başladıktan sonra ama hükümden önce giderirse yarıya kadar indirilir. Zararın yalnızca bir kısmı ödenirse indirimin uygulanması için mağdurun rızası gerekir (TCK m. 168 [2]). Kısmi ödeme teklif edilirse rıza verip vermemek sizin kararınızdır.
3. Hukuk davası
- Haksız fiil (TBK m. 49): Kusurlu ve hukuka aykırı davranışla zarar veren, zararı tazmin eder. Aynı zarara birlikte sebep olanlar müteselsilen (her biri zararın tamamından) sorumludur (TBK m. 61 [3]).
- Sebepsiz zenginleşme (TBK m. 77): Haklı bir sebep olmadan başkasının malvarlığından zenginleşen, bunu iade etmekle yükümlüdür. Paranın girdiği hesabın sahibine karşı bu yol da değerlendirilebilir.
- Zamanaşımı: Haksız fiilde, zararı ve sorumluyu öğrendiğiniz tarihten itibaren 2 yıl, her hâlde fiilden itibaren 10 yıl; fiil daha uzun zamanaşımı süresi olan bir suç oluşturuyorsa o süre uygulanır (TBK m. 72 [3]). Sebepsiz zenginleşmede iade hakkını öğrenmeden itibaren 2 yıl, her hâlde 10 yıl (TBK m. 82 [3]).
Hukuk davasında kazanmak, paranın tahsil edileceği anlamına gelmez. Karşı tarafın haczedilebilir malvarlığı yoksa tahsil zorlaşır. Bu nedenle ceza soruşturmasındaki el koyma imkânı ve hızlı bildirim önemlidir.
Banka sorumlu tutulabilir mi?
Parayı kendi isteğinizle (aldatılarak da olsa) gönderdiyseniz, bankanın sorumluluğu kendiliğinden doğmaz. Bankanın bir kusuru olup olmadığı (örneğin bildirime rağmen hareketsiz kalması) somut olaya göre değerlendirilir; bu konuda tek ve kesin bir kural yoktur. Kartınızın veya internet bankacılığı bilgilerinizin sizin bilginiz dışında kullanıldığı durumlar ise ayrı kurallara tabidir ve bu yazının konusu değildir.
6. Varsayımsal örnek
Bu örnek tamamen varsayımsaldır. C, bir ikinci el ilan sitesinde gördüğü telefon için satıcıyla WhatsApp'tan yazışır ve 15.000 TL'yi satıcının verdiği IBAN'a gönderir. Satıcı ulaşılamaz hâle gelir. C aynı akşam bankasını arar, işlemi dolandırıcılık olarak bildirir ve ertesi sabah savcılığa dilekçe verir. Alıcı banka hesabı askıya almış ve hesapta 9.000 TL kalmışsa, bu tutara hâkim kararıyla el konulabilir ve paranın C'ye ait olduğu belirlenince iade edilebilir. Kalan 6.000 TL için C, soruşturmada tespit edilen kişilere karşı hukuk yoluna başvurabilir. Hesap askıya alınmamış ya da para çoktan çekilmişse, sonuç tamamen farklı olabilir.
7. Sık sorulan sorular
Hesap sahibi “Hesabımı başkasına verdim, paradan haberim yok” diyor. Ne olur?
Bu savunma, soruşturmada araştırılır. Hesap sahibinin olaydan haberdar olup olmadığı, ne amaçla hesabını verdiği ve menfaat sağlayıp sağlamadığı incelenir. Hesabını bilerek kullandıran kişinin cezası, yeni 158/4 hükmüyle yarı oranında indirilse de sorumluluğu ortadan kalkmaz.
Dolandırıcı “parayı iade edeceğim, şikâyetini geri çek” derse?
Dolandırıcılık (TCK m. 157 ve 158) şikâyete bağlı bir suç olmadığından şikâyetin geri alınması soruşturmayı kendiliğinden bitirmez. Ödeme teklif ediliyorsa bunu yazılı olarak ve iz bırakan bir yöntemle (banka havalesi) kabul etmek, ödemeyi dosyaya bildirmek önemlidir.
Küçük bir tutar için şikâyet etmeye değer mi?
Bu, kişisel bir karardır. Ancak aynı IBAN veya telefon numarası başka mağdurların şikâyetlerinde de geçiyorsa, dosyalar birleştirilebilir ve faile ulaşmak kolaylaşabilir. Tutar küçük olsa da şikâyet, soruşturmaya bilgi katar.
Savcılık “kovuşturmaya yer yok” derse hukuk davası açabilir miyim?
Hukuk hâkimi, zarar verenin kusuru konusunda ceza hukukunun sorumluluk hükümleriyle ve ceza hâkiminin beraat kararıyla bağlı değildir (TBK m. 74 [3]). Bu nedenle ceza dosyasının sonucu, tazminat talebinizi kendiliğinden ortadan kaldırmaz; itiraz yolu (CMK m. 173) da ayrıca açıktır.
Hukuki dayanaklar ve kaynaklar
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, m. 128/A, 158, 172, 173, 234, 237, 253
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, m. 66, 157, 158, 168
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 49, 61, 72, 74, 77, 79, 82
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, m. 128/A, 158, 172, 173, 234, 237, 253
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, m. 66, 157, 158, 168
Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Her somut olay kendi koşullarıyla değerlendirilmelidir.